Aziz İhsan Aktaş davasının Silivri’de görülen ikinci duruşma gününde, Anıl Tanburoğlu basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Tanburoğlu, Adana’dan Silivri’ye gelen kalabalık grubun belediye başkanlarıyla dayanışma göstermek için orada bulunduğunu söyledi.
“Onlarca Otobüsle Silivri’ye Geldik”
Tanburoğlu, sabah saatlerinden itibaren Adana’dan yoğun bir katılım olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Sabah saatlerinden itibaren Adana’dan onlarca otobüsle hem parti örgütümüzden hem de Zeydan Başkanımızın, Kadir Başkanımızın ve Oya Başkanımızın sevenlerinden oluşan arkadaşlarımız, onlarla dayanışma göstermek için Silivri’nin kapıları önüne geldiler. Önce ana kapı girişine kadar hep birlikte bir yürüyüş yaptık, ardından peyderpey mahkeme salonuna girdik.”
“Bu Katılım Adanalıların Mesajıdır”
Katılımın kısa sürede organize edilmesine rağmen güçlü bir destek oluştuğunu vurgulayan Tanburoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Adana’da dün yapılan çağrı çok kısa sürede duyurulmasına rağmen, bu kadar çok vatandaşımızın burada olması son derece kıymetliydi. Bu, Adanalıların belediye başkanlarının arkasında durduğunu ve Zeydan Başkan’la dayanışmak için burada olduğunu açıkça gösterdi.”
“Yaşanan Görüntüler Vicdanları Yaraladı”
Bir önceki gün duruşma öncesi yaşanan görüntülere de değinen Tanburoğlu, tutuklu yargılamaya ilişkin toplumsal tepkiye dikkat çekti:
“Dün yaşanan bazı görüntüler hepimizin vicdanını yaraladı. O araçların geliş şekli, o görüntüler; hem Türkiye kamuoyunun hem de Adanalıların vicdanında derin bir yara açtı. Zaten tutuklu yargılamanın bir ön ceza olduğuna dair toplumda bir vicdan sızısı vardı. Yaşananlar bunu çok daha görünür hale getirdi.”
“Savunmalar Dayanışma İçinde Takip Edildi”
Duruşmanın savunma günü olduğunu hatırlatan Tanburoğlu, Silivri’de bulunma gerekçelerini şöyle açıkladı:
“Bugün belediye başkanlarımızın savunmalarını yaptığı gün olması nedeniyle, hem dayanışmak hem de sembolik olarak burada olmak istedik.”
“Kadir Aydar Suçsuzluğunu Net Şekilde Ortaya Koydu”
Savunma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tanburoğlu, Ceyhan Belediye Başkanı’nın savunmasına dikkat çekti:
“Savunmalar Kadir Aydar ile başladı. Kadir Başkan, savunmasında suçsuzluğunu son derece net bir şekilde ortaya koydu, dayanaklarını anlattı ve tutuklu yargılanmanın gereksiz olduğunu belirterek beraatini talep etti.”
“Oya Tekin Hem Hizmetlerini Anlattı Hem İddianameyi Değerlendirdi”
Tanburoğlu, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in savunmasına ilişkin de şunları söyledi:
“Oya Tekin de savunmasında hem yürüttüğü belediyecilik hizmetlerini anlattı hem de iddianameye ilişkin görüşlerini paylaştı.”
“Zeydan Karalar Çok Çarpıcı Bir Soru Sordu”
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın savunmasının davanın seyrine ışık tuttuğunu belirten Tanburoğlu, şu sözleri aktardı:
“Zeydan Karalar’ın savunmasında ise çok net bir tablo gördük. Kendi kişisel geçmişini ve siyasi mücadelesini anlatarak, ne kadar haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunduğunu ortaya koydu. Çok çarpıcı ve sembolik bir soru sordu; ‘Etkili siyasetçi, etkili basın susturulacak diye mi buradayız? Bugün bu kadar etkili olduğumuz için mi tutukluyuz?’”
“Ortada Somut Delil Yok”
Tanburoğlu, dosyada yer alan resmi belgeler ve raporlara da değinerek şunları söyledi:
“Tutukluluğa gerekçe gösterilen resmi yazışmalar, MASAK raporları ve benzeri iddialarla ilgili ortada hiçbir somut delilin olmadığını da açıkça gösterdi. Böylece yaşananın ne kadar adaletsiz bir durum olduğunu herkesin görebileceği şekilde ortaya koymuş oldu.”
“Tutuksuz Yargılama Artık Şarttır”
Birinci duruşma günü itibarıyla savunmaların tamamlandığını hatırlatan Tanburoğlu, taleplerini şu sözlerle dile getirdi:
“Birinci duruşma günü itibarıyla Adanalı belediye başkanlarımız savunmalarını tamamladı. Bundan sonra çok hızlı bir şekilde tutuksuz yargılanmaları gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz.”
“Bu Dava Sembolik Hale Gelmiştir”
Son olarak davanın geldiği noktaya dikkat çeken Tanburoğlu, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Bu dava artık sembolik bir dava haline gelmiştir ve tutukluluğun son bulması gerekmektedir. Bunu bir kez daha talep ediyoruz. Bugün saat 12.30’da Aile Dayanışma Ağı’nın yaptığı açıklamada da genel başkanımız çok net duygularla şunu ifade etti: Artık insanların yüzüne bakılamayacak kadar ağır bir hukuksuzluk, vicdansızlık ve adaletsizlik yaşanmasını istemiyoruz. Bu süreçte aileler etkileniyor, şehirler etkileniyor, toplumun tamamı etkileniyor. Tutuklu yargılama bir ön cezalandırma sistemi olmaktan çıkarılmalıdır.”





