Görevden alınan Adana İl Başkanı Doç. Dr. Anıl Tanburoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi Adana İl Başkanlığı binasında düzenlediği basın toplantısında görevden alma kararına ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Toplantıya CHP'den ihraç edilen Adana Milletvekili Burhanettin Bulut'un yanı sıra parti çevre illerin il başkanları, ilçe belediye başkanları, meclisi üyeleri sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda partili katıldı.
"Bu mücadele parti içi bir mücadele değildir" diye konuşan Tanburoğlu, "Bu mücadele; iktidara yürüyen, Türkiye'yi değiştirmeye hazırlanan bir partinin önüne engel konulmasına karşı verilen demokrasi, hukuk ve gelecek mücadelesidir. Bugün burada bulunan sivil toplum kuruluşlarına, demokratik kitle örgütlerine, siyasi partilerin temsilcilerine, benimle birlikte görevden alınan il yönetim kurulu üyelerimize ve bizleri seçilmiş il başkanı ile il yönetimi olarak tanıyan ilçe başkanlarımıza teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.
4 Mayıs 2026 tarihinde saha çalışmalarına başladıklarını belirten Tanburoğlu, ilçe başkanlarının mahallelerde, kahvehanelerde, pazarlarda ve sokaklarda vatandaşlarla buluştuğunu söyledi.
Sahada ekonomik sıkıntılar nedeniyle değişim talebinin çok güçlü hissedildiğini dile getiren Tanburoğlu, "Vatandaşlarımız geçim sıkıntısı yaşıyor, yeni bir başlangıç istiyor. Örgüt hazırdı, sandık görevlileri hazırdı, hükümet programımız hazırdı. Ancak tam bu süreçte partimizin iktidar yürüyüşünü engellemek amacıyla 21 Mayıs'ta butlan kararıyla karşı karşıya kaldık." dedi.
"Kurultay Talebimizi Sürdürdük"
Söz konusu gelişmelerin ardından CHP Genel Merkezi'nin polis marifetiyle ele geçirildiğini ve bazı milletvekillerinin disiplin süreçleriyle karşı karşıya bırakıldığını öne süren Tanburoğlu, buna rağmen kurultay taleplerinden vazgeçmediklerini ifade etti.
İl başkanları ve delegelerin noter onaylı imzalarını genel merkeze teslim ettiklerini belirten Tanburoğlu, hukukçular tarafından hazırlanan görüşlerin de dosyaya eklendiğini söyledi.
Görevden alma gerekçesi olarak "partinin kurumsal kimliğine zarar vermek" ifadesinin kullanılmasına tepki gösteren Tanburoğlu, şu değerlendirmede bulundu:
"Yumurtalık Belediyesi'ni yıllar sonra CHP'ye kazandırmak, Aladağ ve Yüreğir'de başarı elde etmek, Adana'da AK Parti'ye belediye bırakmamak ve Büyükşehir Belediyesi'ni yeniden kazanmak partinin kurumsal kimliğine zarar vermek midir?"
Tanburoğlu, Adana örgütünün son dönemde belediye başkanlarının gözaltına alınması ve görevden uzaklaştırılması gibi zorlu süreçlere rağmen demokrasi mücadelesinden geri adım atmadığını savundu.
Ekrem İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde Adana'da yüz binlerce vatandaşın oy kullandığını, belediye başkanlarına destek amacıyla demokrasi nöbetleri tuttuklarını ifade eden Tanburoğlu, "Eğer partinin uğradığı haksızlıklara karşı ses çıkarmak, demokrasi mücadelesi vermek ve örgütlenmek kurumsal kimliğe zarar vermekse, evet bunu yaptık." dedi.
Cumhuriyet'in temel değerlerinden taviz vermeyeceklerini vurgulayan Tanburoğlu, Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve devrimlerine, Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısına, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışına bağlı olduklarını söyledi.
Parti içerisinde bölünme olduğu yönündeki iddiaları reddeden Tanburoğlu, Adana örgütünün seçim başarılarının ortada olduğunu belirtti.
Partide birliğin sağlanmasının yolunun kongreden geçtiğini ifade eden Tanburoğlu, "Eğer gerçekten partinin birliği ve bütünlüğü tartışılacaksa çözüm bellidir. İl kongresi yapılsın, delegeler kararını versin. Demokrasi işleyecekse bunun yolu kongredir." diye konuştu.
Türkiye'nin ekonomik sorunlarına da değinen Tanburoğlu, emeklilerin, işçilerin, asgari ücretlilerin ve gençlerin yaşadığı sıkıntılara çözüm üretmeye hazır olduklarını söyledi.
Hiç kimsenin kendilerini mücadelelerinden vazgeçiremeyeceğini belirten Tanburoğlu, "Hiç kimse Genel Başkanımız Özgür Özel'i ve onunla birlikte yürüyen örgütleri durduramaz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'ni umut olarak gören herkesin umudu olmak zorundayız. Biriz, beraberiz, birlikteyiz." ifadelerini kullandı.
Görevden alma kararının tebliğ edildiği günlerde Silivri'de seçilmiş belediye başkanlarının yanında olduklarını hatırlatan Tanburoğlu, bundan sonra da emeklilerin, işçilerin ve demokrasi mücadelesi veren tüm kesimlerin yanında olmaya devam edeceklerini söyledi.
Konuşmasını "Biz koltukların değil, mücadelenin peşindeyiz. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Cumhuriyet Halk Partisi'nde de egemenlik kayıtsız şartsız örgütün ve delegenindir." sözleriyle tamamladı.