Anayasa Mahkemesinin Temel Haklar Alanındaki Kararlarının Etkili Şekilde Uygulanmasının Desteklenmesi Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi Ortak Projesi kapsamında düzenlenen "Proje Kapanış Töreni ve Adana Bölge Toplantısı", 8 Haziran 2026 Pazartesi günü yoğun bir katılımla HiltonSA Otel’de gerçekleştirildi. Hakim ve savcıların yoğun ilgi gösterdiği programda, açılış konuşmalarının ardından "Bireysel Başvuru İhlal Kararlarının Objektif ve Subjektif Etkisi" konulu kritik bir oturum düzenlendi. Toplantıya; Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi Başkanı William Massolin, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Yönetişim Bölüm Başkanı Jean Barbe, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Başkanı Adem Albayrak, Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı Vasip Şahin, Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Metin Yıldırım, Adana Valisi Mustafa Yavuz, Adana Cumhuriyet Başsavcısı Altuğ Kürşat Şahin, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Adana Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Ferhat Karakuş, Adana Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Mehmet Yüksek ve Adana Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Bestami Tezcan katılarak birer konuşma yaptı.
"Bugün artık daha önemli olan husus"
Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, geçmiş ile bugün arasındaki yaklaşım farkını ortaya koydu. Özkaya, şu ifadeleri kullandı: "Geçmişte temel mesele hak ihlalinin tespit edilmesi iken, bugün artık daha önemli olan husus, anayasal kararların sistem genelinde etkili sonuçlar doğurabilmesidir. Başka bir ifadeyle artık mesele, yalnızca “karar vermek” değil; verilen kararların ilk derece mahkemelerinde uygulanması, kamu otoriteleri tarafından içselleştirilmesi, yeni ihlallerin önlenmesine katkı sunması, toplumda hak ve adalet eksenli bir hukuk kültürünün yerleşmesini sağlamasıdır. Çünkü anayasal hakların gerçek güvencesi, yalnızca yüksek mahkemelerin varlığı değil, anayasal değerlerin bütün hukuk düzenine nüfuz edebilmesidir. Bu noktada tüm kurumlara önemli sorumluluklar düşmektedir."
"Ne kadar önemli bir işlev gördüğünü ortaya koymaktadır"
Başkan Kadir Özkaya şunları ifade etti: "Anayasa Mahkemesi tarafından bugüne kadar makul sürede yargılanma hakkı dahil yaklaşık 87 bin ihlal kararı verilmiş olması, bireysel başvurunun hak eksenli hukuk kültürünün gelişmesinde ne kadar önemli bir işlev gördüğünü ortaya koymaktadır. Bireysel başvurunun temel amacı, bireyin temel hak ve özgürlüklerinin ulusal düzeyde daha güçlü şekilde korunmasını sağlamaktır. Bunun yanında bireysel başvuru, insan haklarına ilişkin uyuşmazlıkların uluslararası mercilere taşınmadan önce ulusal hukuk sistemi içinde çözülebilmesine imkan tanıyan etkili bir iç hukuk yolu niteliği taşımaktadır. Nitekim bireysel başvurunun uygulanmaya başlamasıyla birlikte temel hak ve özgürlüklere ilişkin birçok uyuşmazlık ulusal hukuk sistemimiz içerisinde çözüme kavuşturulabilmiş, böylece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurularda azalma yaşanmış ve insan haklarının korunmasında iç hukuk mekanizmalarının etkinliği önemli ölçüde güçlenmiştir."
"Bütün toplumun ortak sorumluluğudur"
Başkan Özkaya, “İlk derece mahkemelerinin Anayasa Mahkemesinin ortaya koyduğu anayasal ilkeleri dikkate alması, yasama ve yürütme organlarının hak ihlallerinin kaynağı olan yapısal sorunların giderilmesine katkı sunması ve akademinin, baroların, medyanın anayasal hak kültürünün gelişmesine destek vermesi büyük önem taşımaktadır. Çünkü temel hak ve özgürlüklerin korunması yalnızca bir mahkemenin değil, bütün toplumun ortak sorumluluğudur. Anayasa Mahkemesi, yüksek mahkemeler, ilk derece mahkemeleri, akademi ve savunma makamı arasında kurulan yapıcı diyalog; anayasal ilkelerin daha doğru anlaşılmasına, ortak standartların gelişmesine ve hukuk güvenliğinin güçlenmesine önemli katkılar sağlamaktadır. Bu nedenle bölge toplantılarımızı yalnızca bilgi paylaşımının yapıldığı programlar olarak değil, ortak anayasal kültürün güçlendirildiği ve yargısal diyaloğun geliştirildiği önemli platformlar olarak görüyoruz” şeklinde konuştu.
Bereketin Merkezinden Adalet Şuuruna: Adana’nın Tarihi Misyonu
Programda katılımcılara hitap eden Adana Valisi Mustafa Yavuz, kentin sadece ekonomik gücüyle değil, köklü kültürel ve idari birikimiyle de öne çıktığını vurguladı. Vali Yavuz, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu: "Böylesine köklü bir tarihi birikim, Adana’mızın yalnızca bereketin ve üretimin merkezi olmadığını; aynı zamanda devlet aklının, hukuk şuurunun, diplomasi geleneğinin ve adalet anlayışının hayat bulduğu müstesna bir coğrafya olduğunu hep birlikte ortaya koymaktadır. Bu topraklar, asırlardır devlet geleneğini ve milletimizin hakkaniyet duygusunu aynı zeminde buluşturmuş; düzenin, güvenin ve adaletin nesilden nesile taşındığı güçlü bir medeniyet birikimine ev sahipliği yapmıştır."
Türkiye Yüzyılı Hedeflerinde İnsan Onuru ve Hukuk Devleti
Vali Mustafa Yavuz, yeni dönem yargı vizyonunun temel dayanaklarına değinerek, devletin büyümesinin ancak adalet mekanizmasının kusursuz işlemesiyle mümkün olacağını belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın adalet vizyonuna atıfta bulunan Yavuz, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Türkiye Yüzyılı’nın adalet ve yargı vizyonu, Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Devlet, adalet üzerinde yükselir; gelişir, güçlenir ve büyür.’ sözlerinde ifadesini bulan güçlü bir hukuk sistemi anlayışına dayanmaktadır. Bu anlayış doğrultusunda, devlet anlayışımızın merkezinde insan ve insan onuru yer almaktadır. Bu çerçevede, hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması, hukuk devletinin güçlendirilmesi ve yargı kararlarının etkin bir şekilde uygulanması büyük önem taşımaktadır."