Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Dünya Biyoçeşitlilik Günü kapsamında yayımladığı mesajda kentin binlerce yıllık köklü kültürüne, sulak alanlarına ve eşsiz doğasına dikkat çekti. Adana'nın biyoçeşitliliğin kalbinde yer aldığını belirten müdürlük, kent florasında koruma altında bulunan endemik türleri, lagünleri ve nesli tükenmekte olan deniz canlılarını koruyarak gelecek nesillere aktarmak için çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı.
Adana Kılıçotu'ndan Saimbeyli Mavi Kelebeği'ne endemik zenginlik
Yapılan kurumsal açıklamada, Adana'nın 450'nin üzerinde endemik bitki türüne ev sahipliği yaptığı ifade edildi. Bu zenginliğin en güncel örneklerinden biri olarak, 2024 yılında keşfedilerek bilim dünyasına kazandırılan ve kentin mitolojik adını taşıyan "Adana Kılıçotu" gösterildi. Kentin simgeleri arasında yer alan beyaz gülün zarafeti, Saimbeyli Mavi Kelebeği’nin özgün güzelliği ve Akdeniz kıyılarında varlığını sürdüren Mavi Yengeç'in bu ekolojik çeşitliliğin en önemli sembolleri arasında yer aldığı aktarıldı. Ayrıca zeytin, defne, keçiboynuzu ve kızılçam gibi Akdeniz iklimine özgü bitki türlerinin kentin doğal yeşil örtüsünü şekillendirdiği belirtildi.
Sulak alanlar göçmen kuşların ve Caretta carettaların yuvası
Adana'nın Akdeniz kıyı şeridinde bulunan sulak alanların, uluslararası düzeyde bir ekolojik koridor işlevi gördüğü hatırlatıldı. Akyatan ve Ağyatan Lagünlerinin göçmen kuşların dünya üzerindeki ana rotalarından biri olduğu, başta flamingo ve leylek olmak üzere yüzlerce kuş türünün bu sulak alanlarda hayati konaklama ihtiyacını karşıladığı bildirildi. Aynı zamanda koruma altında olan deniz kaplumbağası türü Caretta carettaların da Adana sahillerinde yaşam bulduğu ve yumurtlama alanlarının titizlikle korunduğu vurgulandı.
"Doğanın sunduğu bu eşsiz zenginliği koruyoruz"
Mitolojik anlatılarda şifa dağıtan Lokman Hekim’in diyarı olarak anılan Adana topraklarının, geçmişten bugüne insanlığa sağlık ve bereket sunmaya devam ettiğini belirten Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, paylaştığı farkındalık mesajında şu ifadelere yer verdi:
"Adana, binlerce yıllık kültürü ve eşsiz doğasıyla biyoçeşitliliğin kalbinde yer alıyor. 450’nin üzerinde endemik bitki türüne ev sahipliği yapan Adana’da, 2024 yılında bilim dünyasına kazandırılan Adana Kılıçotu, kentin mitolojik adını taşıyor. Beyaz gülün zarafeti, Saimbeyli Mavi Kelebeği’nin özgün güzelliği ve Mavi Yengeç’in Akdeniz kıyılarındaki varlığı bu çeşitliliğin sembolleri arasında. Akyatan ve Ağyatan Lagünleri, göçmen kuşların ana rotasında yer alıyor; flamingo ve leylek gibi türler bu sulak alanlarda konaklıyor. Akdeniz kıyılarında nesli koruma altında olan Caretta caretta türü deniz kaplumbağaları yaşam buluyor. Zeytin, defne, keçiboynuzu ve kızılçam gibi türler Adana’nın doğal bitki örtüsünü şekillendiriyor. Adana, mitolojik anlatılarda şifa dağıtan Lokman Hekim’in diyarı olarak anılır. Bu topraklarda yetişen bitkiler, geçmişten bugüne insanlığa sağlık ve bereket sunmaya devam ediyor. Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak, doğanın sunduğu bu eşsiz zenginliği korumak ve gelecek nesillere aktarmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Biyoçeşitlilik, yaşamın sigortasıdır."




