Tüm Türkiye'de olduğu gibi Adana'da da en çok can alan sağlık sorunu, iskemik kalp hastalıkları başta olmak üzere tüm dolaşım sistemi rahatsızlıklarıdır. Özellikle yaz aylarında gölgede dahi 40 dereceleri aşan sıcaklıklar ve inanılmaz seviyelere ulaşan nem oranları, insan bedenindeki sıvı dengesini altüst ederek kalbin kan pompalamak için normalden çok daha fazla efor sarf etmesine neden olmaktadır. Sıcaklık stresi olarak bilinen bu durum, özellikle kalbinde ritim bozukluğu veya gizli damar tıkanıklığı bulunan Adanalılar için hayati bir risk faktörüne dönüşmektedir.,
Kebap Kültürü ve Metabolik Sendrom Çıkmazı
Elbette ki Adana'nın kardiyovasküler ölüm oranlarındaki bu yüksek payı sadece güneşe ve neme bağlamak büyük bir hata olur. Şehrin dünyaca ünlü kebap kültürü, sakatat tüketimi, hayvansal iç yağların yemeklerde bolca kullanılması ve akşam saatlerine sarkan ağır öğünler, kalp ve damar cerrahisi kliniklerinin her daim dolu olmasına yol açmaktadır. Kötü huylu kolesterolün (LDL) ve trigliserit oranlarının genelde yüksek seyrettiği bölge halkında, damar çeperlerindeki daralma süreci çok daha erken yaşlarda başlamaktadır. Buna bir de insülin direnci ve diyabet eklendiğinde, damarların esnekliğini kaybetmesi kaçınılmaz bir son olarak istatistiklere yansımaktadır.
Hızlı Yaşam Tarzı ve Stresin Damarlara Etkisi
Adana, sanayisi, tarımı ve ticaretiyle 24 saat yaşayan, dinamik ve oldukça stresli bir şehirdir. Şehir merkezindeki yoğun iş temposu, trafik ve genel yaşam stresi, böbreküstü bezlerinden sürekli olarak kortizol ve adrenalin salgılanmasına yol açarak tansiyonu kronik olarak yukarı taşır. Doktorlar, Adanalı vatandaşların kalp sağlığını koruyabilmeleri için mutlaka beslenme alışkanlıklarında radikal bir revizyona gitmeleri, sıcak yaz günlerinde dışarıda geçirilen süreyi minimuma indirmeleri ve su tüketimini maksimum seviyede tutmaları gerektiğini belirtmektedir. Aksi takdirde, dolaşım sistemi rahatsızlıklarının Adana'daki ölüm nedenleri arasındaki sarsılmaz liderliği yıllar boyunca devam edecektir.





