Ev sahiplerinin kendi başına karar verip uyguladığı işlemler kanunlar nezdinde artık meşru kabul edilmiyor. Dış görünüşü etkileyen hiçbir malzemenin komşu rızası olmadan kullanılamayacağı kesinleşti. Belediyelerin veya komşuların müdahalesiyle birlikte ağır yaptırımların devreye gireceği bildirildi. Adana emlak sektöründe de sıklıkla karşılaşılan bu tür uygulamalar büyük bir maddi külfet riski taşıyor.

Emlak Konut (3)

Balkon veya terasını kapatarak kış bahçesi veya ek oda yaratmak isteyenlerin karşısına yüksek yargıdan çıkan emsal nitelikli kurallar dikildi. Adana'da bu yönde hazırlık yapan konut sahiplerinin atacakları her adımda yasal mevzuata çok daha dikkatli yaklaşması gerekiyor.

Ortak alanlarda tek başına karar alınamıyor

Ana gayrimenkulün dış görünümünü muhafaza etmek amacıyla devreye alınan Kat Mülkiyeti Kanunu, mülkiyet sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiğini açıkça gösteriyor. Bir dairenin dış cepheye bakan yüzünde gerçekleştirilecek her eklenti, binadaki tüm kat maliklerinin beşte dördünün (4/5) iznine ihtiyaç duyuyor. Onay belgesi hazırlanmadan girişilen inşaat faaliyetleri doğrudan projeye aykırı kabul ediliyor. Sadece ağır beton veya tuğla uygulamaları değil, PVC kaplamalar da izin belgesi gerektiren işlemler arasında sayılıyor.

Emsal kararlar cam balkonları da kapsıyor

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına yansıyan detaylar, kolay sökülebilen malzemeler için de benzer bir hukuki yaklaşım sergiliyor. Toplumda yasal bir engeli olmadığı düşünülen cam balkonlar, mimari projede yer almadığı sürece şikayete açık hale geliyor. Bu tip izinsiz kapamalar yapının dış formunu değiştirdiği için yasal prosedürlere tabi tutuluyor. Sonuç olarak evin iç metrekaresi büyüse de bu büyüme tapu kayıtlarına yansımıyor.

Adana Büyükşehir Belediyesi yaz spor okulları kayıtlarını başlatıyor
Adana Büyükşehir Belediyesi yaz spor okulları kayıtlarını başlatıyor
İçeriği Görüntüle

Tapu üzerindeki tutarsızlıkların bedeli ağır oluyor

Resmi projede bulunmayan metrekare farkları, gayrimenkulün pazarlanması aşamasında kriz sebebi olarak görülüyor. Satıcı ile alıcı arasındaki güveni zedeleyen bu durum hukuki süreçlerin tıkanmasına yol açıyor. Şikayet halinde ise adli makamlarca verilen "eski hale getirme" kararı mülk sahibini sarsıyor. Kaçak alanların yıkılmasıyla bitmeyen bu süreç, oluşan zararın doğrudan uygulayıcı taraftan tahsil edilmesiyle sonuçlanıyor. Adana bölgesindeki gayrimenkul uzmanları, tapu planlarının incelenmeden yola çıkılmaması gerektiğini hatırlatıyor.

Kaynak: Haber Merkezi