Sabah evden çıkıyorsunuz, gideceğiniz yer en fazla 10-15 kilometre uzaklıkta. Normal şartlarda 15 dakikada ulaşmanız gereken mesafe bazen 45 dakikayı, hatta bir saati buluyor. Üstelik bu durum artık sadece işe giriş ve çıkış saatlerinde yaşanmıyor. Adana'da trafik, günün neredeyse her saatinde vatandaşın sabrını zorlayan bir sorun haline geldi.
Bir dönem geniş bulvarlarıyla övündüğümüz Adana'da bugün özellikle D-400 Karayolu, Türkmenbaşı Bulvarı, Alparslan Türkeş Bulvarı, Öğretmenler Bulvarı ve şehir merkezine açılan ana arterlerde sürücüler adeta metre metre ilerliyor. Kırmızı ışıklarda oluşan uzun kuyruklar, plansız parklar ve artan araç sayısı nedeniyle trafik her geçen gün daha da içinden çıkılmaz bir hale geliyor.
Elbette nüfus artıyor. Araç sayısı da her yıl katlanarak yükseliyor. Ancak şehirlerin görevi sadece büyümek değil, büyümeyi yönetebilmektir. Bugün Adana'nın birçok noktasında yolların kapasitesi ile trafik yükü arasında ciddi bir dengesizlik oluşmuş durumda. Yeni konut alanları yükseliyor, yeni yaşam merkezleri kuruluyor ama ulaşım altyapısı aynı hızla gelişemiyor.
Sorunun sadece yollarda olduğunu söylemek de doğru olmaz. Toplu taşımanın yeterince tercih edilmemesi, bazı güzergâhlarda yetersiz kalması ve vatandaşın özel araca yönelmesi de trafiği artıran önemli etkenlerden biri. Birçok vatandaş için otomobil artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiş durumda.
Bir diğer sorun ise trafik kültürü. Çift sıra park edenler, kavşakları kilitleyenler, kuralları hiçe sayan sürücüler ve yayalara yeterince saygı göstermeyen anlayış da trafiğin yükünü daha da ağırlaştırıyor. Yol ne kadar geniş olursa olsun, kurallara uyulmadığında çözüm üretmek mümkün olmuyor.
Adana büyüyor. Büyüyen bir şehrin ulaşım sorunları da doğal olarak artıyor. Ancak bu sorunların bugünden konuşulması ve yarına yönelik çözümlerin üretilmesi gerekiyor. Çünkü trafikte kaybedilen sadece zaman değil; yakıt, ekonomi, verimlilik ve en önemlisi insanların yaşam kalitesi.
Bugün Adana'da birçok kişinin ortak şikâyeti aynı: Trafik. Eğer gerekli adımlar zamanında atılmazsa, birkaç yıl sonra bu şikâyet bir sorun olmaktan çıkıp şehrin en büyük çıkmazlarından biri haline gelebilir.
Adana'nın geleceğini konuşurken, trafiği artık sadece bir ulaşım meselesi olarak değil, bir şehircilik meselesi olarak görmek zorundayız.