Adana'da yaz sıcaklarının etkisini artırmasıyla birlikte kentte yıllardır süregelen yayla göçü yeniden hız kazandı. Termometrelerin 40 derecenin üzerine çıktığı, yüksek nem nedeniyle hissedilen sıcaklığın zaman zaman 50 dereceye yaklaştığı kentte, binlerce kişi yaz aylarını Toros Dağları'nın serin yaylalarında geçiriyor.
Meteoroloji verilerine göre kent merkezi ile yüksek rakımlı yaylalar arasında sıcaklık farkı bazı günlerde 15 dereceye kadar ulaşıyor. Bu nedenle özellikle yaşlılar, kronik rahatsızlığı bulunanlar, çocuklu aileler ve sıcaktan bunalan vatandaşlar serin yaylalara yöneliyor.
Yaylacılık geleneği Adana'da yaşamaya devam ediyor
Adana'da yaz aylarında birçok aile yaylalardaki evlerine taşınırken, evi bulunmayanlar ise sezonluk kiralama yolunu tercih ediyor. Kentte çalışmaya devam edenler ise hafta sonlarını yaylada geçiriyor. Cuma akşamı yola çıkan vatandaşlar, pazartesi sabahı yeniden şehir merkezindeki işlerine dönüyor.
Özellikle yaz aylarında Pozantı başta olmak üzere yayla bölgelerinde nüfus önemli ölçüde artıyor. Kent merkezinde sakinlik yaşanırken, yaylalarda sosyal yaşam hareketleniyor.

Adanalıların en çok tercih ettiği yaylalar
Kızıldağ Yaylası (Karaisalı): Karaisalı ilçesi 27 kilometrelik asfalt yola bağlı olan yayla, çam ormanları ve temiz havasıyla Adanalıların en çok tercih ettiği noktaların başında geliyor. Elma, armut, kiraz, vişne ve ceviz ağaçlarıyla çevrili yayla, zengin yaban hayatı sayesinde trekking severlerin de gözdesi. Bölgede kır kahveleri, lokantalar, bakkallar ve fırınlar yönetime hizmet veriyor.

Meydan Yaylası (Aladağ): Aladağ ilçesine sadece 6 kilometre uzaklıktaki yayla, 1700 metre rakımıyla bölge en popüler duraklarından biri. Ardıç, çam ve sedir ağaçları arasında kurulu yaylada elektrik ve telefon hizmetleri mevcut; kamp alanları, kır lokantaları ve yöresel kahvehaneler bulunuyor. Ziyaretçi yoğunluğu özellikle haziran-temmuz-ağustos dönemlerinde ve hafta sonlarında belirgin şekilde artıyor. Yakın çevredeki Ağcakise, Başpınar Bıcı ve Kosurga yaylaları da bakırın varlığıyla dikkat çekiyor.

Tekir ve Akçatekir Yaylaları (Pozantı): Adana-Ankara karayolu üzerinde bu yaylalara, Pozantı'ya yalnızca 7 kilometre mesafeden şehirlerarası otobüs, minibüs ve midibüslerle yaz kış her saat ulaşım sağlanabiliyor. Osmanlı ülkelerine ait tabyalar ve yaban keçileriyle çevrili bölge, kamp ve doğa tatili için ideal bir alan sunuyor.

Kozan Yaylaları: Kozan'ın yaz aylarında göç ettiği geniş yaylalar arasında Horzum, Göller, Savruk, Düzağaç, Çataloluk, Çulluuşağı, Akçalıuşağı, Kuytucak, Eskimantaş, Tapan Yöresi, Gedikli Akaya ve İnderesi sayılıyor. Buralarda halk yalnızca serinlemekle kalıyor, hayvancılık ve bağcılık gibi ekonomik faaliyetlerini sürdürüyor. Sıcağın etkisinin azalmasında eylül-ekim dönemlerinde ilçeye dönüş başlıyor.

Çatak ve İnderesi Yaylaları (Feke/Saimbeyli): Saimbeyli-Tufanbeyli karayolu üzerindeki Çatak Yaylası, şişman çınar ağaçlarının gövdelerine kurulmuş çardaklarda piknik imkânı sunuyor; şelalelerle beslenen bölge, ilçenin su ihtiyacının bir kısmı da karşılanıyor. Feke'den 59 kilometrelik stabilize bir yolla ulaşılan İnderesi Yaylası ise sağlık ocağı, jandarma karakolu ve yöresel el emeğiyle elde edilen geleneksel halı-kilim dokumalarıyla öne çıkıyor.
Bölgenin en serin ilçelerinden biri olarak bilinen Tufanbeyli de yaz aylarında sıcaktan kaçanların uğradığı noktalar arasında yer alıyor.

Belediyeden Yaylalara Kültür-Sanat Desteği
Adana Büyükşehir Belediyesi, yaz boyunca kent merkezi ve ilçelerde "Yayladan Denize Yaz Şenliği" adı altında etkinlikler düzenliyor. Pozantı'da parasal etkinlik belediyesi konservatuvarı sanatçılarının konseri ve bando gösterisi büyük ilgi gördü, çocuklara yönelik atölyeler düzenlendi. Yetkililer, şenliğin yaz boyunca farklı ilçelerde ve mahallelerde devam edeceğini açıklayarak etkinlik etkinliklerine davet etti.




