Adanalıların tez canlı karakteri, geniş bulvarlarda adeta bir yarıştaymışçasına akan trafiğe doğrudan yansıyor. Özellikle yaz aylarında hava sıcaklığının 40 dereceleri, nemin ise bunaltıcı seviyeleri aşması, klimalı bir otomobilin içine sığınmayı kentte yaşamanın bir numaralı kuralı haline getiriyor. Son istatistiki dökümlere göre, Adana emniyetine kayıtlı şahsi otomobil sayısı 410 bin gibi korkunç bir rakama ulaşmış bulunuyor.
BİTMEK BİLMEYEN BİR ARAÇ SELİ
Bu 410 binlik devasa filo, şehrin damarları sayılan Turgut Özal Bulvarı, Kenan Evren Bulvarı ve D-400 karayolu üzerinde her gün bitmek bilmeyen bir metal seli oluşturuyor. Seyhan ve Çukurova ilçeleri arasındaki günlük mekik dokumalar, mesai saatlerinde trafiği İstanbul'u aratmayacak bir dur-kalk eziyetine dönüştürüyor. Adana'nın o meşhur geniş yolları ve çok şeritli caddeleri bile, her ay katlanarak artan bu araç arzını karşılamakta çaresiz kalıyor. Sürücülerin sabırsızlığı ve yüksek tempoda araç kullanma alışkanlıkları da eklendiğinde, Adana trafiği adeta kendi kurallarını yazan bağımsız bir organizmaya dönüşüyor.

İKİNCİ EL PİYASASININ VE MODİFİYENİN BAŞKENTİ
Adana, sadece araç sayısıyla değil, otomobil kültürüyle de Türkiye'nin en özgün şehirlerinden biridir. Oto galericiler sitesindeki hareketlilik haftanın yedi günü hız kesmez. Her marka ve model aracın alınıp satıldığı bu devasa pazarda, dönen paranın haddi hesabı yoktur. Dahası, gençlerin otomobillere olan büyük tutkusu, kenti modifiye kültürünün de gayriresmi başkentlerinden biri yapmıştır. Basık süspansiyonlar, abartı egzozlar ve özel ses sistemleriyle donatılmış binlerce araç, bu 410 binlik sicilin en renkli ve en gürültülü parçasını oluşturur.
TOPLU TAŞIMAYA KARŞI BİREYSEL ÖZGÜRLÜK
Metro hattının kısıtlı bir güzergaha hizmet vermesi ve otobüs/dolmuş hatlarının aşırı kalabalık olması, vatandaşları ne pahasına olursa olsun bir otomobil sahibi olmaya itiyor. Adanalı için araç, sadece A noktasından B noktasına gitmek için kullanılan bir teneke yığını değil, aynı zamanda yazlık Karataş'a veya yaylalara kaçışın anahtarıdır. Hal böyle olunca, aile bütçelerinden en büyük pay genellikle bir araba taksitine veya yakıt masrafına ayrılıyor. Bireysel özgürlüğüne düşkün olan Adana insanı, bu metal yığınlarının yarattığı kaosu her gün yeniden yaşamaya seve seve razı oluyor.





