Adana

Adana'da depreme karşı zemini en sağlam yerler neresi?

Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin binlerce yıl boyunca taşıdığı alüvyonlarla şekillenen Adana, tarımsal verimliliğiyle göz doldururken zemin mekaniği açısından büyük zafiyetler barındırmaktadır. İşte tüm detaylar...

Abone Ol

Özellikle Seyhan ve Yüreğir gibi şehrin en eski ve kalabalık yerleşim yerleri, tamamen bu nehirlerin yarattığı gevşek, sulu ve taşıma kapasitesi son derece düşük toprak tabakaları üzerine kurulmuştur. 1998 yılındaki yıkıcı sarsıntıda ve yakın dönemdeki bölgesel depremlerde açıkça görüldüğü üzere, bu yumuşak zemin sismik dalgaların şiddetini büyüterek binalara feci şekilde yansıtmaktadır. Delta ovasının bu tehlikeli yapısından kaçmak isteyenler içinse kentin haritasında tek bir güvenilir çıkış yolu bulunmaktadır.

Sarıçam'ın Neojen Yaşlı Konglomera Dokusu

Adana'nın güneyindeki o sulu ve balçık zeminlerin aksine, yönünüzü kuzeye çevirdiğinizde jeolojik yapı aniden ve keskin bir şekilde değişir. Kentin zemin açısından açık ara en sağlam ve sismik direnci en yüksek ilçesi Sarıçam'dır. Sarıçam bölgesinin altı, Neojen döneminden kalma, zamanla adeta doğal bir betona dönüşmüş konglomera ve sert kireçtaşı tabakalarından oluşur. Çakıl, kum ve kilin milyonlarca yıl içinde çimentolaşarak kenetlenmesiyle oluşan bu kayaç türü, deprem dalgalarına karşı muazzam bir sönümleyici yastık görevi görmektedir. Binaların temelleri burada yumuşak bir çamura değil, kırılması bile güç olan yekpare bir kütleye oturur.

Güvenli Kentleşmenin Kuzeye Doğru Yürüyüşü

Yerbilimcilerin ve sismologların hazırladığı mikro bölgeleme raporları, Sarıçam'daki yeraltı suyu seviyesinin çok derinlerde olduğunu ve sıvılaşma (liquefaction) riskinin bulunmadığını kanıtlamıştır. Adana gibi deprem dalgalarını uzak mesafelerden dahi güçlü hisseden bir şehirde, zemin hakim titreşim periyodunun kısa olduğu bu tür sert alanlar hayati öneme sahiptir. Son yıllarda yeni stadyumun, üniversite kampüslerinin ve devasa konut projelerinin Sarıçam'a kaydırılması, ovadaki sismik tehlikeden kaçışın en rasyonel adımıdır. Şehrin geleceği, güneyin bataklık karakterli düzlüklerinde değil, kuzeyin bu sarsılmaz konglomera tepelerinde yükselmek zorundadır.