Coşku dolu organizasyonun basın toplantısına Adana Valisi Mustafa Yavuz, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, Çukurova Belediye Başkanı Emrah Kozay, Seyhan Belediye Başkan Vekili Hasibe Akkan, Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Göger, Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç, ilçe kaymakamları ve basın mensupları katıldı. Program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından festival tanıtım videosunun gösterimiyle başladı. Katılımcılar, dolu dolu geçecek festival programının detaylarını büyük bir merakla dinledi.

"Lezzet Festivali dev bir organizasyona dönüştü"
Adana Valisi Mustafa Yavuz, festivalin sadece yemek ve tatlardan ibaret bir gastronomi buluşması olmadığını; kentin tarihiyle, kültürüyle, coğrafyasıyla ve insanıyla sımsıkı bütünleşen dev bir organizasyona dönüştüğünü dile getirdi. Konuşmasında Adana’nın Toroslar’dan başlayıp Çukurova’yı aşarak Akdeniz’e kadar uzanan çok geniş ve bereketli bir coğrafi sahaya sahip olduğuna dikkat çeken Yavuz, kentin geçmişten bu yana pek çok farklı kültürden ve coğrafyadan göç alarak son derece güçlü bir birlikte yaşama kültürü ve uyum ortamı yarattığını ifade etti.
Vali Yavuz, “Bu şehrin kültürü, insanı, tarihi ve coğrafyası festivalin hikâyesinin temelini oluşturuyor. Toroslar’dan Çukurova’ya, Çukurova’dan Akdeniz’e kadar uzanan bu toprakların bereketi ve değerleri de bu hikâyenin içerisinde yer alıyor. İşte onun içindir ki bu hikâye; tarihiyle, coğrafyasıyla, kültürüyle ve insanıyla bir bütün olarak bugün karşınızdadır. ‘Acısıyla, Tatlısıyla ve On’ca Lezzet’ diyerek festivalimizin 10. yılını gerçekleştiriyoruz” diye ifade etti.
Çevre dostu festival: “Sıfır Atık” hedefiyle Türkiye’ye örnek olacak
Vali Mustafa Yavuz, bu yılki organizasyonun en temel gündem maddelerinden birinin “sıfır atık” duyarlılığı olduğunu vurgulayarak; festival alanında kullanılacak ambalaj, pipet, poşet ve benzeri tüm atıkların anında toplanarak geri dönüşüm sürecine dahil edileceğini kaydetti. Adana halkının ve tüm işletmelerin vereceği kıymetli destekle ülkeye örnek teşkil edecek çevreci bir festival hedeflediklerini dile getiren Yavuz, bu vizyoner yaklaşımın kentin uluslararası gastronomi marka değerini katlayacağını belirtti.
Valilik himayelerinde; yerel yönetimlerin, oda ve borsaların, sivil toplum örgütlerinin, kadın kooperatiflerinin, esnafın ve tüm vatandaşların ortak emeğiyle bu büyük başarının yakalandığını ifade eden Yavuz, bu değerin duyurulmasında basının üstlendiği kritik role de ayrıca teşekkür etti.
"Yalnızca Adana’da değil, Toroslar’ın ötesinde de sesimizi duyuralım"
Vali Yavuz, “Bir arkadaşımız, bu yıl 75 milyon etkileşim beklediğimizi söyledi. Geçen yıl bu rakam 50 milyondu. 75 milyon etkileşim hedefinin sizlere güvenerek telaffuz edildiğini düşünüyorum. Çünkü sizler ilk günden bugüne kadar bizim sesimiz oldunuz. Zor günlerimizde de iyi günlerimizde de hep yanımızda oldunuz; sesimizi tüm dünyaya, 86 milyon vatandaşımıza ve ülkemizin dört bir yanına ulaştırdınız. Artık festivalimizin 10. yıl dönümündeyiz. Her yıl düşenden daha fazla görev bu sene düşüyor. Bizim 10. yılda öyle bir festival yapmamız lazım ki yalnızca Adana’da değil, Toroslar’ın ötesinde de sesimizi duyuralım. Dokuz, on yıl boyunca yapılan bu çalışmaları daha geniş kitlelere ulaştırmak için sizlerden küçük bir ricamız var. Burada bulunan basın mensuplarımızdan, tüm Adanalı hemşehrilerimizden ve gastronomiye gönül vermiş bütün Adanalılardan festival süresince Adana’nın tarihi, coğrafyası, kültürü, insanı ve en önemlisi Lezzet Festivali ile ilgili en az bir paylaşım yaparak festivalimizin sesini Toroslar’ın ötesine duyurmalarını istiyoruz” şekinde konuştu.
"Adana çok daha fazlasını hak ediyor"
Adana Valisi Mustafa Yavuz, “Adana, güzellikleriyle, tarihiyle, coğrafyasıyla, gastronomisiyle ve değerleriyle çok daha fazlasını hak ediyor. Adana’ya geldiğim ilk gün söylediğim gibi, bundan sonra da aynı anlayışla çalışmalarımız devam edecek. Adana bundan sonra da sizlerle, sizlerin katkılarıyla daha ileriye taşınacak. Açıkçası hedefimiz; Adana’nın sokağında, caddesinde ve mahallesinde herkesin ailesiyle, çocuklarıyla huzur içerisinde dolaşabildiği, 24 saat yaşayan ve insanların kendini güvende hissettiği bir şehir oluşturmak. Adana’nın sokağında, mahallesinde ve caddesinde insanlarımızı tedirgin eden hiçbir durumun yaşanmadığı, huzurun hâkim olduğu bir kent için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.

"Tüm kentin ekonomisine can suyu oldu"
Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, “Bu yıl her zamankinden daha hazır, daha heyecanlı ve daha kapsayıcı bir organizasyonla, gastronomi tutkunlarını ve binlerce ziyaretçiyi festivalimizin eşsiz atmosferinde ağırlayacağız. Üç gün boyunca sofralarımızda Adana’nın kendine özgü tatları olacak. Közde pişen Adana kebabı, mis kokulu ciğer, acısıyla damağa oturan şalgam, bici bici, analı kızlı, şifalı kaynarımız, marka olan şırdanımız ve sayısız lezzetimizle gururluyuz. Çünkü geçen 10 yılda Lezzet Festivalimiz yalnızca ciğerin, kebabın ve şalgamın tadıldığı bir organizasyon olmaktan çıktı. Tarladaki üreticimizden restorandaki ustamıza, otelcimizden esnafımıza kadar tüm kentin ekonomisine can suyu oldu. Adana’nın özgünlüğünü ve misafirperverliğini ortaya koyan dev bir şehir markasına dönüştü. Adana Büyükşehir Belediyesi olarak biliyoruz ki bu kadar büyük bir sofranın ve ustalığın ilk şartı güvendir. Bu nedenle hijyen ve gıda güvenliği, festivalimizin en öncelikli başlıklarından biridir. Standlarımız, mutfaklarımız ve hizmet alanlarımız ilgili birimlerimizin titiz denetimi altında olacaktır. Amacımız, her misafirimizin kendini rahat ve huzurlu hissetmesi, lezzetlerimizi gönül rahatlığıyla tatmasıdır” diye ifade etti.

"Adana’nın kültürünü, emeğini ve değerlerini gelecek kuşaklara aktarmak bizim görevimizdir"
Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Göger, "Adana mutfağı sadece kebaptan, tatlıdan ve birbirinden güzel yemeklerden ibaret değil. Adana mutfağının içerisinde yıllar boyunca aileden aileye aktarılan güçlü bir kültür var. Bir lezzetin arkasında yılların emeği, birikimi ve deneyimi bulunuyor. Her bir yemeğin kalbinde ise yalnızca malzeme değil, aileden aktarılan bir kültür var. İşte o nedenle biz, sadece bir yemeği değil, bir geleneği ve bir kültürü gelecek nesillere taşıyoruz. Bu açıdan Adana Lezzet Festivali’ni çok değerli buluyoruz. Buraya gelen misafirlerin sadece şehrimizin lezzetlerini tatmasını değil; Adana’yı, insanımızı tanımasını ve buradan güzel anılarla ayrılmasını istiyoruz. Bir şehri tanımak, sadece sokaklarını gezmekle olmaz. O şehrin sofrasına oturmak, insanıyla tanışmak ve günlük hayatına dokunmak gerekir. İşte bu noktada festivalimizin çok önemli bir rolü var. Çünkü Adana’nın kültürünü, emeğini ve değerlerini gelecek kuşaklara aktarmak bizim görevimizdir. Bu değerleri korumak, yaşatmak ve geleceğe taşımak hepimizin sorumluluğudur. Adana mutfağı bugün sadece festivallerde değil, yılın tamamında tanıtılmalı ve yaşatılmalıdır. Çünkü Adana’ya gelen her ziyaretçi; esnafımız, sanatkârımız, üreticimiz ve şehir ekonomimiz için yeni bir hareketlilik anlamına gelmektedir. Bu vesileyle festivalin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyor, festivalimizin şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum" diye ifade etti.





