“1 Mayıs tatil değil mücadele günüdür”

30.04.2020 - Perşembe 23:31

“Salgın bahane
edilerek, üretenler ve emekçiler; ölüm ve işsizlik arasında seçime zorlanıyor”
diyen Cengiz;

(HABER MERKEZİ)-TOROS-DİSK’e bağlı Emekli-Sen Genel Başkanı
Cengiz Yavuz, 1 Mayıs Mücadele Günü nedeniyle mesaj yayınladı. 1 Mayıs’ın tatil
değil mücadele günü olduğuna dikkat çeken Cengiz, “ Ülkemizde ve dünyada
faşizmin tavan yaptığı dönemlerde işçilerin, emekçilerin birlik mücadele ve
dayanışma günü olan 1 Mayıs'ın yasaklandığı dönemler olmuştur. Bugün ise tüm
dünyayı sarsan salgın nedeniyle birçok ülkede sınırlı bir anma gerçekleşecek.
Biz de bu yıl fiziksel mesafeye uygun ve çoğunlukla sosyal medya üzerinden 1
Mayıs'ı kutlayacağız” dedi.

1886 yılında işçilerin üzerine ateş açıldığı ilk 1 Mayıs'tan
bugüne 1 Mayıs'lar her zaman iktidarların, hükümetlerin korktuğu günler
olduğunu dile getiren Cengiz, “Emekçilerin sokağa çıkması, alanları doldurması
ve taleplerini gür bir sesle dile getirmeleri yüzyıllardır her zaman tehlikeli
bulunmuştur.

Tehlikeli bulunmuştur çünkü fabrikalardan, evlerden,
atölyelerden, masa başlarından, mağaza reyonlarından, çöp kamyonlarından çıkıp
birleşen eller büyük balığın küçük balığı her zaman yutamayacağını  hatırlatmıştır iktidar ve sermayeye” dedi.

Pandemi nedeniyle bu yıl 1 Mayıs Mücadele Günü’nü olağanüstü
koşullarda kutladıklarını ifade eden Cengiz mesajında şu görüşlere yer
verdi:“Bu 1 Mayıs'ta omuz omuza yürüyemeyecek oluşumuz yüreklerimizin mücadale
azmini, ellerimizin değiştirme gücünü unuttuğumuz anlamına gelmiyor.

Salgınlar için demokratik oldukları, herkesin hastalıklardan
eşit derecede etkileneceği söylenip duruluyor. Evet, salgınlar; burjuvasından
emekçisine, din insanından öğretmenine herkesin yaşamını tehdit etmektedir.
Ancak son bir-bir buçuk ayda gördük ki emekçiler, işçiler üretmeye, hizmet
sektöründe çalışmaya devam ederken, öğretmenler öğrencilerine evlerinden ders
anlatmaya çalışırken bir tek burjuvalar evde kal çağrılarına en sadık şekilde
uyanlar olmuştur.

Evet, hastalık tehdidiyle karşı karşıya olan tüm halk kesimleriyken
yalnızca ve yalnızca bir grup azınlık evde kalma olanağına sahip. Diğer tarafta
ise işçiler ve emekçiler işlerini kaybetmekle hastalanmak arasında bir seçim
yapmaya zorlanmakta, emekliler bir şişe kolonyayla avutulmaya çalışılmaktadır.
Salgını bahane gösterip işsiz bırakılan emekçi gençlerimiz, torunlarımız için
emekliler olarak mücadeleyi her koşulda sürdürmeye kararlıyız.

Bu yıl, 1 Mayıs günü balkonlarımıza çıkıp burada olduğumuzu
göstereceğiz. Bunu yaparken yalnızca geçmişimize saplanıp kalmaktansa bugün
ortaya çıkan durumu da bir kere daha düşünelim. Kaybedecek canımızdan başka
hiçbir şeyimizin kalmadığı en derin çukurdayız. Buradan kurtuluşun yolu ise
emek mücadelesi, bilim mücadelesi, aklın ve mantığın zaferi dışında hiçbir şey
değildir.

Bu 1 Mayıs, gelecek 1 Mayıslara balkonlardan sesleneceğiz;
"Gelecek günler için gökten Ayet inmedi bize, O'nu biz kendimiz vaadettik
kendimize!" dizelerini bir kez daha hatırlayıp, salgın sonrası yeni
toplumsal düzeni kendi ellerimizle inşa edeceğimizi haykıracağız! Eşitlik,
özgürlük, kardeşlik sloganını dillerine pelesenk etmiş burjuvalardan alıp,
yarının eşit ve özgür dünyasını işçi kardeşlerimizle omuz omuza kuracağız!

Bizleri vahşi kapitalizmin çarklarında öğütmeye cüret
edenler, çarkların dönmesi için bizlere muhtaçlardır! Korona günleri bunu bir
kez daha göstermiştir.  Ölüm ve işsizlik
arasında seçim yapmaya zorlanan dünü, bugünü ve yarını kuran, üreten işçiler ve
emekçiler,

Evlerinden tatil günü, resmi tatil demeden uzaktan
çalıştırılan işçiler ve emekçiler,

Salgın günlerinde evine aş götüremeyen işsiz kardeşler,

Binbir zorluğa göğüs gerip onurlu bir emek mücadelesinin
içerisinden gelip sınıftan emekli olunmaz diyen emekliler,

Bu salgın günlerinde tarihi 1 Mayıs'ımız, mücadele inadımız
hepimize kutlu olsun!

"Dünyanın bütün işçileri, birleşin!" sloganı
mücadelemize ışık tutsun!

Siz yoksanız bir eksiğiz…”

YORUM YAZ