“Türkiye unutuyor, deprem unutmuyor!”

03.07.2020 - Cuma 22:41

CHP Adana Milletvekili, Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr.
Müzeyyen Şevkin, TBMM’de ‘Deprem Gerçeği ve Fay Hatları’ konulu gündem dışı
konuşma yaptı

(HABER MERKEZİ)-TOROS–
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr.
Müzeyyen Şevkin, Türkiye’nin deprem fay hatlarını konuşması gerekirken
baroların bölünmesi, kıdem tazminatlarının kaldırılması, mesleki kuruluşların
yok edilmesi gibi gündemlerle meşgul edildiğini vurguladı.

Türkiye Büyük Millet
Meclisi’nde (TBMM) ‘Deprem Gerçeği ve Fay Hatları’ konulu gündem dışı konuşma
yapan Dr. Şevkin,Türkiye'nin
coğrafya olarak yüzde 92'sinin fay hattı üzerinde olduğuna dikkati çekti.
Şevkin, "Deprem, fay hatlarının yanında siyasi fay hatları oluşturuluyor.
Deprem fay hatlarını konuşmamız gerekirken baroların bölünmesi, mesleki
kuruluşların yok edilmesi ve kıdem tazminatlarının kaldırılması gibi sanal
gündemler konuşuluyor" diye konuştu.

2020’nin Ocak ayından
itibaren 5 şiddetinin üzerinde 15 deprem olduğuna dikkat çeken Dr. Şevkin,  52 vatandaşın hayatını kaybettiğini, bin 700
kişinin yaralandığını ve 20 bini aşkın bina ve iş yerinin hasar gördüğünü
söyledi.

BIRAKIN BAROLARI BÖLMEYİ, DEPREMİ TARTIŞALIM!

Uzmanların ve ilgili
birimlerin sürekli "7 şiddetinin üzerinde bir deprem geliyor"
uyarısında bulunduğunu hatırlatan Dr. Şevkin, "Biz bu konuyu
tartışamıyoruz. Bırakın baroları bölmeyi, bırakın kıdem tazminatlarını ortadan
kaldırmayı, gelin olası bu depremi tartışalım” dedi.

Pandemi nedeniyle bir kurul
oluşturulduğunu ancak neredeyse her gün deprem olmasına karşın  bir deprem kurulunun kurulmadığını ifade eden
Dr. Şevkin, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) deprem konusunda
üzerine düşeni yapmadığını ve atamalarda liyakatı esas almadığını vurguladı.

17 Haziran 2020'de 217 sıra
sayılı Kanun Teklifi'nde yapmış olduğu konuşma ve uyarılardan sonra iki hafta
geçmeden, Manisa ve Muğla'da art arda 5 büyüklüğün üzerinde depremler yaşandığını
hatırlatan Dr. Şevkin, yine, son günlerde sel afetinden İstanbul'da 1 ve
Bursa'da 6 olmak üzere 7 vatandaşın hayatını kaybettiğini, çığ afeti altından 5
vatandaşın kurtarılmaya çalışılırken liyakatsiz yöneticiler ne yazık ki 41
vatandaşın çığ altında yaşamını yitirdiğini belirtti.

6 AYDA 99 CAN!

Ocak-Haziran tarihleri
arasında çığ, heyelan ve sel afetlerinden dolayı toplam 99 vatandaşın hayatını
yitirdiğini, bunu rakam olarak ifade etmekten de utanç duyduğunu vurgulayan Dr.
Şevkin, “Ölen insanların anısı önünde saygıyla eğiliyorum” dedi.

Türkiye’de 2020 yılı içerisinde
deprem, sel, çığ düşmesi ve heyelan gibi afetler nedeniyle 7 milyar lira hasar
zararı oluştuğunu, tüm bu yaşananların hükûmet tarafından tartışılmadığını
belirten Dr. Şevkin, şunları söyledi:

“18 ilimizin ve 80'i aşkın
ilçemizin, 502'yi geçen mahalle ve köyümüzün doğrudan 5,5 ve üzeri deprem
oluşturacak fay hattı üzerinde olduğunu bilmemize rağmen, bütün bilim
adamlarının ve Jeoloji Mühendisleri Odasının defalarca "7 büyüklüğünde ve
üzerinde bir deprem geliyor" diye uyarmalarına rağmen bu konuda tek bir
çözüm sunulmadı ve bunu burada hâlâ tartışmıyoruz. Bu, çok önemli bir
handikaptır. Bırakın artık bu baroları, bırakın TMMOB'u, bırakın kıdem
tazminatıyla uğraşmayı.

6306 sayılı Afet Riski
Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve İmar Kanunu'yla ilgili
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, mevzuat gereği afet bölgelerinde yapılması
gereken önlemlere ilişkin hâlâ bir çözüm önerisi getirmiyor. Kentsel dönüşüm
rantsal dönüşümden çevrilemedi. İmar planlarına esas jeolojik ve jeoteknik
etütler hâlâ imar planlarına işlenmiyor, kent bilgi sistemine işlenmiyor.

AFAD ÜZERİNE DÜŞENİ YAPMIYOR!

"İmar barışı" adı
altında çıkardığınız imar affı, fırsatçıları koruyup kolladı, kanuna nizama
uyan insanları bir bakıma cezalandırdı. Ne yazık ki kurala uyanlar
ötekileştirildi, kurala uymayanlar ise ödüllendirildi. Bununla ilgili hâlâ bir
önlem alınıyor mu? Hayır.

Peki, birinci derecede
sorumlu İçişleri Bakanlığı ve AFAD üzerine düşeni yapıyor mu? Yine kocaman bir
hayır. Ne yazık ki kaya düşmesi, heyelan, deprem, sel baskını ve benzeri gibi
afetlere dönük AFAD üzerine düşeni yapması gerekirken liyakati olmayan, bu
konuda bilgisi olmayan çeşitli meslek disiplinlerinden insanları -bir araştırın
lütfen- ne yazık ki AFAD'a atamıştır. Dolayısıyla çığ felaketinde yaşanan
aymazlık gibi olaylar yaşıyoruz.

Meclis, siyasi saiklerden
ayrı 83 milyonun canını ilgilendiren bir deprem gerçeğiyle karşı karşıya
olduğumuzu bilmelidir. Bakın, sağlıkta nasıl pandemiyle ilgili bir sağlık kurulu
oluşturulduysa derhâl bir deprem kurulunun oluşturulması gerekiyor. Sadece enkaz
altından çıkarmak marifet değil, önemli olan enkaz altında insanların
ölmemesini sağlamak.

DEPREM UNUTMAZ!

Bu kürsüden bir kez daha
çağrı yapıyorum: Hükûmetin sorumluluğu taşıması gerekiyor, MHP'li milletvekilerine
de sesleniyorum. Yüz binlerce insanın canının sorumluluğunu taşıyoruz. Hep
beraber, bu ülkenin kanayan yaralarından biri olan ve 550 aktif fay hattı
üzerinde yaşayan yüzbinlerce insanımız için fay yasasını gelin, çıkaralım. Afetler
gibi ulusal bir sorunu birlikte ele alalım, afetlerden sorumlu kurumlara
liyakatli kişileri atayalım. Kaynakları ve önceliği Kanal İstanbul gibi uçuk
projelere değil; kentlerin, depreme hazır kentler olmasına hazırlayalım.
Unutmayalım, insan yaşamı çok önemli, kaç insanın ölmesini daha bekleyeceğiz.
Biz unutsak da deprem unutmuyor.”

YORUM YAZ