"Mevsimsel değişimler"

06.09.2019 - Cuma 16:00

İnsan hayatındaki evreler de mevsimlere benzetilir hep. Bebeklik, çocukluk ve gençlik yılları insanın baharı, orta yaşlardaki evresi yazı, orta yaşın son evreleri sonbaharı ve nihayetinde yaşlılık dönemi de kışı çağrıştırır hep.

Çiçeklerin rengârenk, ağaç dallarından ve diğer bütün nebatatın gözeneklerinden patlayıp tabiatı bir resim gibi süslediği zamanlar yani bahar mevsimi, insanoğlunun da en sevimli, yüreğinin en temiz, beyninde kötü düşüncelerin henüz oluşmadığı, fizik olarak da en güçlü, üretkenlikte en verimli olduğu çağıyla eşleştirilir mütemadiyen.

Ardından gelen yaz mevsimi, çiçeklerin artık meyveye durmaya başladığı, tüm nebatatın tabiata sunduğu bütün ürünlerini en güzel şekilde hazırladığı, büyütüp beslediği, güzelleştirdiği bir zaman dilimini temsil ediyor. Sıcaklığın damarlara kadar işlediği ve diğer bütün yaratılmışların insanoğluna sunacakları ürünlerini özene bezene hazırladığı bir mevsimdir yaz mevsimi…

Ve nihayetinde üçüncü evre yani sonbahar, bir diğer adıyla güzyani hüznün hâkim olmaya başladığı zamanlarda bünyesinde bulunan tüm nebatatın, ürettikleri her şeyi insanoğluna sunma, ona hizmeti en güzel şekilde verme ve en faydalı taraflarını gösterme döneminin başladığı bir dönem olarak çıkıyor karşımıza…Bu dönem, bütün nebatatın vazifelerini en güzel bir şekilde ifa ettiği, her yönüyle olgunlaştığı ve bu güzellikleri sunarken iyiden iyiye yorulduğu bir dönemdir de…

YORUM YAZ