"İradesi ipotek altına alınan İl Başkanlığı yapamaz"

17.02.2020 - Pazartesi 17:43

Av.H.Hüseyin
Kılıç CHP Adana İl Başkanlığı adaylığı nedeni ile Emek Mahallesi'nde yapılan
toplantıya katıldı

22 Şubat'ta
yapılacak CHP Adana İl Başkanlığı Kongresi'nde aday olan Av.H.Hüseyin Kılıç, Mehmet
Kıyıksan ve DALYA ekibi tarafından Emek Mahallesi'nde düzenlenen toplantıya
katıldı.Mahalle muhtarlarının, partililerin ve çeşitli STK Başkanları ve
derneklerin katıldığı toplantı oldukça coşkulu geçti.

CHP GÜÇLÜ
OLMALI

Kılıç,
öncelikli amaçlarının inanılan değerleri ve ilkeleri CHP içerisinde egemen
kılmak ve hayata geçirmek olduğunu belirterek, "İl başkanlığı
mücadelesinde bizlere destek veren, birlikte hareket eden herkese teşekkür
ediyoruz. Böyle bir yola neden çıktık öncelikle onu açıklayayım.İlk nedenimiz;
Saray İktidarı'nı yıkmak  için Cumhuriyet
Halk Partisi'nin oldukça güçlü olması gerekiyor. Buna inandığımız için yola
çıktık. İkinci nedenimiz ise düşüncelerimizi, değerlerimizi, ilkelerimizi
hayata geçirmek. Bu değerler solun ve sosyal demokrasinin ortak değerleri. Yani
dayanışma, kardeşlik, paylaşım ve özgürlük. Unutulan bu değerleri parti içinde yeniden
egemen kılmak için aday olduk."dedi.

KAMU GÜCÜ
İLE SİYASET DİZAYN EDİLEMEZ

Adaylık
nedenlerinin üçüncüsünün ise kimsenin eline geçirmiş olduğu kamu gücünü kullanarak
siyaseti dizayn etmemesi olarak açıklayan Av.Kılıç, "Kimseden icazet
almayarak, sadece partisine, üyesine, delegesine inanan, gücünü onlardan alan
bir anlayışla yola çıktık. Çünkü üye ve delege bu partinin ruhudur.Bu partinin
sigortası ve varlık nedenidir.Partiyi ayakta tutan asıl unsur da partinin üyesi
ve delegesidir. Cumhuriyet Halk Partisi çok kısa dönemler bir tarafa
bırakılırsa, 70 yıldır iktidar görmemiş bir partidir. Ama kurulan tüm
komplolara rağmen, dimdik ayakta duran bir partidir.Bunun birinci nedeni Mustafa
Kemal'in bize miras olarak bıraktığı kurucu değerlerin partisidir.İkinci nedeni
ise tüm üyelerin, delegelerin Mustafa Kemal'in kurucu değerlerine sahip
çıkmasıdır.Bizi ayakta tutan irade bu. Bizde gücümüzü, azim ve irademizi sadece
üyelerimizden ve delegelerimizden alıyoruz. Biz gücümüzü ve cesaretimizi, Deniz
Gezmiş'lerden, Mahir Çayan'lardan alıyoruz. "diye konuştu.

MAKAMA GELENLERİN
DİYET BORCU VARDIR

Nasıl bir
yola girdiklerinin farkında olduklarını belirten Av.Kılıç,  "Tek derdimiz bırakılan bu mirasa layık
olmak. Ama bunları yapabilmemiz için parti içerisinde ayağa kalkmamız
gerekiyor. Eğer Cumhuriyet Halk Partisi faşizme doğru adım adım ilerleyen bu
ülkede faşizme dur diyecekse, Saray İktidarı'nı yıkacaksa, önce vaad ettiği her
şeyi kendisi parti içerisinde hayata geçirmek zorundadır. Bu mücadeleyi sonuna
kadar götüreceğiz. Söz de, yetki de, karar da seçenler de olmalı. Çünkü
milletvekillerini, belediye başkanlarını, belediye meclis üyelerini siz
seçiyorsunuz. Ama maalesef ki seçtikleriniz bir süre sonra seçenlere hükmetmeye
başlıyor. Hangi irade ile o makama geldiklerini unutuyorlar. Kendilerini seçen
insanları açlıkla, yoklukla terbiye etmeye çalışıyorlar. Bugün, üyenin,
delegenin çoluğunun çocuğunun aş, iş istihdam talebi anasının ak sütü kadar
helaldir. Bunun için üyenin, delegenin kimseye diyet ödeme borcu yoktur. O
makama getirdiklerinizin size diyet ödeme borcu vardır. Size hesap verme borcu
vardır."dedi.

DENGE VE
DENETLEME MEKANİZMASI

İktidara
gitmenin yolunun iradesini birilerine teslim etmeyen örgütlerden geçtiğini
söyleyen Av.Kılıç, "Eğer ki biz iktidara gideceksek iradesini başkalarına
teslim etmiş il başkanı, ilçe başkanları, örgütler istemiyoruz. Parti içinde
denge ve denetleme mekanizması istiyoruz. Bunu hayata geçirmediğimiz zaman,
onun gideceği yer tek adam rejimidir. Biz seçtiklerimizi örgütlerle denetlemeliyiz.
Örgütlerde bir zaaf, yetersizlik, eksiklik içerisine düşerse Türkiye'de bugün
gördüğümüz tek adam rejimi bu parti içerisinde de gerçekleşmiş olur. Bunu
engellemenin yolu güçlü örgütlerden geçer, güçlü yöneticilerden geçer, güçlü il
başkanından geçer. Eğer başkasının kumandası altında, başkasının emri altında,
başkasının vesayeti altında kısıtlanmış, haciz altına alınmış, her defasında vereceği
her kararda, başka birilerine bakarak karar veren bir il örgütü olursa, orada
üyenin delegenin hakkını kimse savunamaz. Üyenin, delegenin, partilinin hakkını
örgütler savunacak. Belediye başkanları ile de eşit ve eş değerde bir ilişki
kuracak.Bunu belediye başkanlarını zan altında bırakmak için söylemiyorum. Ben
örgütlere yönelik konuşuyorum. Çünkü seçtiğimiz il Başkanı, seçeceğimiz il
Başkanı, Büyükşehir Belediye Meclisi'nin de grup başkanı olacak. Belediye
başkanının da başkanı olacak. İradesi ipotek altına alınan bir il başkanı, o
başkanlık görevini hakkaniyetle yerine getirebilir mi? Getiremez. Şimdi böyle
bir açmazla, böyle bir sıkıntı ile karşı karşıyayız. "diye konuştu.

KOLTUĞUN VE
MAKAMIN HAKKINI VERECEĞİZ

Av.Kılıç
oturduğu koltuğun ve makamın hakkını vereceklerini ifade ederek, "Kimseden
talimat almayacağız, uzaktan kumanda il başkanlığı yapmayacağız. Gücünü
üyesinden, delegesinden alan partilisinden alan, hesabını da sadece oraya veren
bir il başkanı olacağız.Kurumlarla ilişkisi eşit, eşdeğer bir il başkanı olacağız. Denge, denetleme, fren mekanizması
olacağız.Erken bir genel seçimde koltuğumuza bırakıp, örgütümüzü bırakıp,
milletvekili adayı olmayacağız. Yani fırsatçı, kurnaz, kendini kurtarma derdine
düşmüş bir siyasetçi ve il başkanı asla olmayacağız. Bugün Adana'da iki kongre
arasında 4 tane il başkanı değişti. Genel Başkanın açık talimatına rağmen. Biz
bunu yapmayacağız. Adnan Seyhan'lar, Salman Serttepe'ler, Anibal Akdamar'lar, Emin
Bilen Tümer'ler nasıl unutulmaz bir il başkanı olduysa, biz de aynısını
yapacağız. Ve hedefimiz, milletvekili sayısını 4'ten 7'ye ve 8'e çıkartmak
olacak, böyle anılacağız.Denilecek ki Hüseyin Kılıç'ın il başkanlığı döneminde
Adana'da milletvekili sayımız 2 katına çıktı.Bundan daha büyük bir onur, bundan
daha büyük bir gurur, bundan daha iyi bir şeref madalyası olur mu?Partilinin aş
ve iş ile terbiye edilmesine, iradesinin ipotek altına alınmasına asla müsaade
etmeyeceğiz.Aday olduğumuz takdirde partinin ve partilinin karşısına bambaşka
bir anlayışla çıkacağız. Hem yönetim hem de kurultay delege listemizi o şekilde
oluşturacağız.Ben partililerimizin, üyelerimizin, delegelerimizin neyi
özlediğini, neyin hasretinde olduğunu çok iyi biliyorum. Onlar Türkiye'ye
demokrasi gelsin istiyor. Onlar Türkiye'ye özgürlük gelsin istiyor.Onlar
Türkiye'de laiklik yerli yerine otursun istiyor. Onlar Türkiye'ye
güçlendirilmiş bir parlamenter sistem gelsin istiyor.Onlarla birlikte, onlardan
güç alarak, onlarla omuz omuza mücadele ederek özlediğiniz değerleri hep
birlikte yerine getireceğiz, bunun mücadelesini vereceğiz."dedi.

YORUM YAZ