Haşereyle, sivrisinekle bilimsel mücadele

28.03.2020 - Cumartesi 22:19

Başkan Zeydan Karalar, bilim insanlarını toplayarak, yer
yer korkuya neden olan çayır sinekleriyle ilgili endişeye gerek olmadığına dair
açıklama yaptı

(HABER MERKEZİ) – TOROS-Son dönemde insanlarda doğal
olarak hassasiyet meydana geldiğini belirten 
Adana Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Kalkınma Daire Başkanı Hasan Deda
Büyüköztürk, “İnsanlarımızda hassasiyet arttı. Çayır sinekleri, bostan
sinekleri dediğimiz sinekler yoğun şekilde görülüyor. İnsanlarda kaygı
oluşturdu. Bizi arayarak, ALO 153 Çağrı Merkezi’ni arayarak ilaçlama yapmamızı
istiyorlar. Biz yerinde gözlem yapıyoruz, kontrol ediyoruz ve çayır sinekleri
olduğunu görüyoruz. O yüzden kimyasal mücadele yaptırmıyoruz” dedi.

BÜYÜK SİVRİSİNEK GİBİ GÖRÜNÜR AMA TAMAMEN FARKLI BİR
CANLIDIR

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Entomoloji Ana Bilim
Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rifat Ulusoy da, endişe edilecek bir durum
olmadığını belirterek, ayrıntılı bilgi verdi, Prof. Ulusoy, “Çayır sinekleri,
bostan sinekleri dediğimiz sinekler sivrisineklere benzer. Sivrisineklerden
daha büyük, daha iri, ayakları daha uzun olan canlılardır. Yağışın bol olduğu
iklimlerde, akarsu kenarlarında, göl kenarlarında, çok sulanan yerlerde olur.
Bostan sineği denmesinin nedeni de budur aslında. Bostanlar çok sulandığı için
oralarda daha fazla görülür. Sivrisineklerle hiçbir akrabalıkları yoktur.
Sivrisinekler sokucu-emici dediğimiz ağız yapısına sahiptirler. Bostan  sineklerinin ağız yapısı ise karasineklerle
benzerdir. Yalayıcı-emici ağız yapısına sahiptirler. Sivrisinekler gibi
hastalık taşımazlar. Aslında sivrisineklerin de hepsi hastalık, virüs taşımaz.
Bir canlının bir virüsü, hastalığı taşıyabilmesi için o yapıya özel olarak
bürünmüş olması gerekir. Bostan sineklerinin bu yıl çok görünmelerinin nedeni,
havanın yağışlı geçmesi. Bostan sinekleri yağışlı, nemli, çamurlu ortama adapte
olmuş canlılardır. Onun için daha çok ilkbaharın ve sonbaharın yağışlı geçtiği
dönemlerde ortaya çıkarlar.

İlk dönemlerinde bitkilerin köklerinde, suda, büyük
çoğunluğu da gübre, toprak humusu ,çürümekte olan bitki materyalleri gibi
ortamlarda beslenirler.

Bostan sinekleriyle ilgili vatandaşlarımızın endişe duyasını
gerektirecek bir durum yoktur” diye konuştu.

POLENLERİ TAŞIYARAK BİTKİ, SEBZE, MEYVE DÖLLENMESİNE
YARDIMCI OLUR

Biyolojik Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Naim
Öztürk, çayır sineklerinin yararlı canlılar olduğunu söyledi. Dr. Öztürk şöyle
devam etti: “Çayır sinekleri son zamanlarda park ve bahçelerimizde, yeşil
alanlarda yoğun olarak görülüyorlar. Yağış var, iklim de uygun. Bunların çok
fazla görülmesi gayet normal. Larvalardan aynı dönemde toplu olarak çıkış
yaptıkları için çoğalıyorlar. Kanatlı canlılar oldukları için zaten bir müddet
sonra doğaya dağılacaklar ve nadiren insanların görebileceği konumlarda
kalacaklar.

İnsanları ısırma, sokma, kanını emme gibi bir durum söz
konusu değil. Ağızları; çiçeklerin nektarlarıyla beslenip, yaşamlarını
sürdürecek şekilde gelişmiştir. Ömürleri de çok uzun değil. Havalar ısındıktan
sonra zaten hepsi ortadan kaybolacak. Sonbaharda belki yeniden ortaya
çıkabilirler. Aslında doğaya yararı bulunan canlılardır. Bir çok bitki, meyve
ve sebzede polenleri taşıyarak döllenmeye yardımcı olurlar. Renkli kanatları
vardır, görsel olarak da güzel canlılardır. Sivrisinek gibi itici bir yapıları
yoktur. Onları korumamız lazım. Sivrisinekler insanların yüzüne, kollarına,
ellerine konar, ısırır, sokar, kan emer. Ama bostan sinekleri insanın üzerine
tesadüfen gelirse gelir. İnsana konmazlar. Bunlar doğamızın bir parçası.

Bizim yaşama hakkımız varsa, bunlar da canlılar ve yaşama
hakları var.”

YORUM YAZ