Erdoğan,"Adana turizmini tuvaletsizlik baltalıyor"

17.02.2020 - Pazartesi 17:49

Adana Bölgesel Turist Rehberleri Odası (ADRO) Başkanı Hasan
Erdoğan, Adana’nın aylık bazda 400 bin turistin geçiş güzergahında bulunduğunu,
bunları kente çekememede en önemli nedenin ise tuvaletsizlik olduğunu söyledi.
Erdoğan, ‘’Eski Adana’da bir tane alafrangalı umumi tuvalet yok. Gelen
turistlerin çoğu 65-70 yaş civarında. Dizlerinde ki rahatsızlık ve kilo
problemlerinden dolayı alaturka tuvaletleri kullanamıyorlar. Dolayısıyla merkez
cami civarında ki bir benzin istasyonunun tuvaletini rica ederek kullanmak
zorunda kalıyoruz. Bu çok acı bir şey. Orada da iki tuvalet var. 40 kişilik bir
grupta herkes 2 dakika kalsa, 80 dakika yapar. Bu zaman kaybını rehber yaşamak
istemiyor’’ dedi.

***

Bölgesel Turist Rehberleri Odası Başkanı Hasan Erdoğan,
ilginç ve çok tartışılacak bir açıklamada bulundu;

Adana’ya turist çekemiyoruz çünkü tuvalet yok

Röportaj: Yener EKİNCİ

ADANA (TOROS) - Statüsünü tarif etmekte
biraz zorlandığımız bir meslek grubu rehberlik. Dışarıdan bakıldığında
gezdikleri için imrenilen cazip bir görüntü verse de, rehberlerin iş
alanlarında yaşıyor oldukları sorunlar, turizmin de Türkiye’de esnek çalışmanın
dibine vuran bir iş kolu olduğunu görmemize yetiyor. Her ne kadar rehberlerin
haklarını savunabilecekleri yasalar olsa da bu yasalar uygulanmıyor.  Belgesiz çalışanların en büyük sorun olduğu sektörde,
özellikle yurt içi turlarda kaçak rehber enflasyonu yaşanıyor. Piyasada ‘2 ören
yeri 3 tarihi yapı gösterir geri döneriz’ mantığı işleyince deyim yerindeyse
ipini koparan rehberlik yapıyor. Turist rehberleri, bacasız sanayi içinde biraz
geri planda kalmaktan ve hak ettikleri değeri görememekten şikayet etseler de,
ülke tanıtımı için çok önemli bir görevi yerine getiriyorlar. Adana’da
rehberlerin bir odası bulunuyor. Başında ise gayet donanımlı, bilgi, birikim ve
tecrübe sahibi bir isim var. Kısa adı ADRO olan Adana Bölgesel Turist Rehberleri
Odası Başkanı Hasan Erdoğan’ı ziyaret edip; hem mesleki sorunlarını
konuştuk, hem de Adana turizmi açısından değerlendirmede bulunduk. Erdoğan,
Adana’da gezi turizminin neden ilerlemediğine dair sorumuza oldukça ilginç bir
yanıt verdi. Erdoğan’a göre en büyük sorun alafranga tuvalet olmaması…
Detayları röportajımızda okuyabilirsiniz. 
 

Kısaca sizi tanımakla
sohbetimize başlayabilir miyiz?

Adana’nın Kozan ilçesinde, 1968 yılında dünyaya geldim.
İlkokulu ve ortaokulu Almanya’da tamamladım. İzmir Yunus Emre Anadolu Lisesi’nden
sonra Ankara Üniversitesi; Dil, Tarih, Coğrafya Fakültesi’nden mezun oldum.
Eğitimime hiçbir zaman ara vermedim. Şu an ilahiyat okuyorum. Yaklaşık 32
yıldır turizm sektörünü içindeyim ve Turizm Bakanlığı’ndan kokartlı,
profesyonel rehberim. Adana Bölgesel Turist Rehberleri Odası’nda başkan
yardımcılığı görevini yürütürken, başkanımız olan sevgili dostum Kudret
İdemci’nin zamansız bir şekilde aramızdan ayrılması üzerine, arkadaşların da
teveccühü ile bu sorumluluğu üstlendim. Hobi olarak çiftçilikle ilgileniyorum.
Bir çocuk babasıyım.

Odanızın ne gibi
görev ve sorumlulukları bulunuyor?

Başlıca görevimiz, üyelerimizin özlük haklarını korumak ve
kaçak rehberlik faaliyetlerini önlemek amacıyla denetim yapmak. Kültür, Turizm
İl Müdürlüğü ve TÜRSAB ile organize olarak denetim yapıyor, kurallara
uymayanlara ceza kesilmesini sağlıyoruz. Devlet, kaçak çalışan rehberlere 4 bin
lira para cezası veriyor şu an. 

Fiyatı gayet cazip
görünen kaçak turlar hakkında neler söylemek istersiniz?

Canınızı tehlikeye atarsınız. Mesela, 49 liraya Erciyes’e
tur düzenleniyor. Bir otobüs firmasıyla Erciyes’e gitseniz 35 liraya bilet
alırsınız, dönüşle beraber 70 lira bir maliyet çıkar karşınıza. Peki, 49 liraya
tur düzenleyenler nasıl kar ediyor? En basitinden Vergi kaçırıyorlar… Ayrıca,
rehber bulundurmuyorlar ve eski araçlar kullanıyorlar. Lastikleri ise yaz
lastiği. Ve sonuç ise kaçınılmaz… En son 15 gün önce bir kaza yaşanmış, onlarca
kişi yaralanmıştı. İlla birilerinin ölmesi mi gerekiyor? Bu nedenle denetimleri
artıracağız. Bunu emniyet güçleriyle birlikte yapacağız. Ne yazık ki şu an
denetim için bir aracımız yok. Bunu bakanlıktan talep edeceğiz, emniyet veya
jandarmadan çıkma bir araç isteyeceğiz. Minibüs tarzında bir araç edinmemiz
gerekiyor.

Şu an kaç üyeniz var?

Adana, Mersin ve Osmaniye’yi kapsayan sorumluluk alanımızda
166 üyemiz bulunuyor. Aktif çalışan üye sayımız 114. Adana’da faaliyet gösteren
ise 35 kişi…

Rehber sayısı az gibi
görünüyor. Adana için yeterli mi?  

Portakal Çiçeği gibi festivaller ve yanı sıra resmi
bayramlarda rehber bulmakta sıkıntı yaşanıyor. Bu nedenle Gaziantep ve
Şanlıurfa rehber odalarıyla birlik ilan ettik. 3 oda artık kardeş çalışacak.
Adını ise Kilikya GAP olarak belirledik. Bu sayede sayımız 450 rehbere
çıktı.  Adana’da rehber açığı olduğu
zaman Gaziantep ve Şanlıurfa’dan takviye alacağız. Onlarda da açık olduğunda
biz kapatacağız. Bu işbirliğinin olumlu sonucunu önümüzde ki Portakal Çiçeği’nde
alacağız.

Meslek belirleme
aşamasında ki gençlere diş hekimliği ve veterinerlik gibi seçenekler cazip
geliyor. Turizm rehberliği mesleğini tavsiye eder misiniz?

Ben eski kuşak rehberlerdenim. Ahilik geleneğinde yetiştim.
Meslek kanunu çıkmadan önce bizim kendi aramızda etik kanunlarımız vardı.
Bakanlığın açtığı kurslar daha iyi rehberler kazandırıyordu sektöre. Yaklaşık
20 yıldır üniversiteler rehber yetiştiriyor ancak bazı meslekler vardır, üniversitede
öğrenilemez. Tüccarlık gibi, esnaflık gibi, istihbaratçılık gibi... Apranti
dediğimiz yanımızda yetişen rehber en iyi rehberdir. Sahaya çıkıp insan
psikolojisini bilmek zorundasınız. Mikrofonu alıp onlarca insanın karşısında
konuşacaksınız. Rehberlik mesleğini tanımadan tercih yapıyorlar. Fakat mezun
olanların içinde yüzde 5’i bu işi yapıyor. Rehber mutlaka yabancı dil bilmek
zorunda. Yoksa rehber olamaz. Problemleri çözme kabiliyeti olması lazım.

Türkiye’de çalışan
bir rehberin şu an hangi dilleri mutlaka bilmesi gerekiyor?

Ben şahsım Almanca ve İngilizce biliyorum. 30 yıl önce
Almanca ve Japonca bilen çok para kazanırdı. Şu an Arapça, Farsça ve Çince
revaçta.

Adana, gezi turizmi
açısından neden hak ettiğini alamıyor sizce?

Adana dışarıya çok turist veren bir şehir. Adanalı gezmeyi
seviyor ve ağırlıkla Karadeniz bölgesini tercih ediyor. Bunun karşılığında, Mardin,
Diyarbakır, Urfa gibi şehirlere Türkiye genelinden ayda 700 bin turist
gidiyorsa bunun 400 bini Adana’dan geçiyor. Fakat 400 bini de otobandan Adana’ya
el sallıyorlar sadece. Bu potansiyeli Adana’ya çekemiyoruz. Oysa, Ulu Cami’nin
mimari açıdan eşi benzeri yok. Taşköprü ve Tepebağ Mahallesi’de öyle.
Kazancılar çarşısı deseniz ha keza. Peki neden turist gelmiyor? Örneğin, Büyüksaat
ve Eski Vilayet’in olduğu alanda park yeri yok. Otobüsü park edecek yer bulunmakta
zorluk çekildiği için tur şirketleri tur düzenlemiyor. Trafik cezası yiyorlar.
Ayrıca, bu bölgede bir tane bile umumi olarak alafranga tuvalet bulunmuyor.
Gelen turistlerin çoğu 65-70 yaş civarında. Dizlerinde ki rahatsızlık ve kilo
problemlerinden dolayı alaturka tuvaletleri kullanamıyorlar. Dolayısıyla merkez
cami civarında ki bir benzin istasyonunun tuvaletini rica ederek kullanmak zorunda
kalıyoruz. Bu çok acı bir şey. Orada da iki tuvalet var. 40 kişilik bir grupta
herkes 2 dakika kalsa, 80 dakika yapar. Bu zaman kaybını rehber yaşamak
istemiyor. Mardin’e giderken, ‘Zaman açısından sıkıntı yaşayacağımızdan dolayı
Adana’ya uğrayamıyoruz’ diyorlar. Akıllı bir girişimci, alafranga tuvaletlerle donanımlı
temiz bir umumhane açarsa iyi para kazanır. Aslında bunu biz düşünüyoruz ancak
odamızın bütçesi yok.

YORUM YAZ