Depremde, ölümleri durdurabilecek kanun teklifi

17.02.2020 - Pazartesi 17:53

(HABER
MERKEZİ)-TOROS– Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, Jeoloji
Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, ‘Türkiye Diri Fay Haritası’nın göz önüne
alınarak depremler nedeniyle yaşanan felaketlerin önlenmesi için Türkiye Büyük Millet
Meclisi’ne (TBMM) ‘Fay Hattı Kanun Teklifi’ sundu.

Fay
hatları üzerindeki yapılaşmaların durdurulması ve hat üzerinde yeni
yapılaşmalara izin verilmemesi amacını taşıyan kanun teklifi ile ilgili bilgi
veren Dr. Şevkin, ‘Türkiye Diri Fay Haritası’ baz alınarak yapılan incelemede,
“Aksaray, Bolu, Sakarya, Yalova, Bursa, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın,
Denizli, Erzurum, Kahramanmaraş, Hatay, Hakkari, Muğla, Eskişehir, Kütahya,
Bingöl” gibi 18 ilin merkez yerleşim birimleri ile 80’i aşkın ilçe merkezinin
ve ilk belirlemelere göre yine içinde son Elazığ Sivrice depremini yaşadığımız
köylerin de bulunduğu 502 köyün deprem üretme potansiyeli yüksek aktif fayların
geçtiği hatlar üzerine doğrudan oturduğunun bilinmesi nedeniyle Türkiye Büyük
Millet Meclisi’ne (TBMM) ‘Fay Hattı Kanun Teklifi’ sunduğunu vurguladı.

“MEVCUT KANUN TEKLİFİ HERHANGİ BİR
YAPTIRIM İÇERMİYOR”

15/5/1959tarihli
ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle
Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 2’nci maddesinin birinci fıkrasının, “Yapılacak
özel jeolojik araştırmalar sonucunda aktif olduğu tespit edilen fay hattı veya
zonları ile heyelan, kaya düşmesi, çığ, su baskını gibi doğa kaynaklı afetlere
uğramış veya uğrayabilir alanlar üzerine herhangi bir yapı inşa edilemez.
Tespit edilen bu alanlar 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu
çerçevesinde imar planlarına işlenir. İmar planı bulunmayan kasaba ve köylerde
harita ve krokilere işlenmek suretiyle afete maruz olabilecek alan olarak ilan
edilir. Afete maruz alanlar, İçişleriBakanın teklifi ile Cumhurbaşkanlığınca
kararlaştırılır. Bu suretle tespit olunan alan sınırları, Afet ve Acil Durum
Yönetimi Başkanlığının isteği üzerine ilgili valiliklerce mahallinde ilan
olunur. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar İçişleri
Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca müştereken çıkarılacakyönetmelikle
düzenlenir” şeklinde değiştirilmesini talep eden Dr. Şevkin, uygulamadaki
maddenin başta deprem üreten fay hatları üzeri olmak üzere heyelan, kaya
düşmesi, çığ, su baskını gibi doğa kaynaklı afetlere uğramış veya uğrayabilir
alanlar üzerine herhangi bir yapı inşa edilmesine ilişkin bir yaptırımı içermediğini
belirtti.

SON YAŞANAN ELAZIĞ DEPREMİ VE
TEKLİFİN ÖNEMİ!

Başta
deprem olmak üzere doğa kaynaklı afetler sonucunda sık sık can ve ekonomik
kayıplar yaşanan Türkiye’de doğa olaylarının afete dönüşmemesi için yapılması
gerekenlerin en başında afet zararlarını azaltıcı ve önleyici yasal
düzenlemelerin bilimsel, teknik normlara ve uluslararası standartlara uygun
olarak yapılması geldiğini ifade eden Dr. Şevkin,  şunları söyledi:

“Son
yaşadığımız, Elazığ depremi de göstermiştir ki, depreme kaynaklık eden Doğu
Anadolu Fay Zonu doğrudan Bingöl ve Kahramanmaraş illerimiz, Palu, Sivrice,
Gölbaşı gibi ilçeler ile bir çok köy yerleşim birimlerinin içinden geçmektedir.
Bu zon üzerindeki yapıların depreme karşı koyarak ayakta kalması mümkün
olmamakta ve can ve mal kayıpları ortaya çıkmaktadır. Çok sayıda il
merkezimizin ve ilçelerimizin de benzer durumda olduğu göz önüne alındığında,
başta aktif fay hatları veya zonları olmak üzere, doğa kaynaklı afetlere
uğramış veya uğrayabilir alanlar üzerine herhangi bir yapı inşa edilmesi
önlenmelidir. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile afete maruz alan olarak ilan
edilmiş bölgelerin 6306 Sayılı Kanun kapsamına öncelikle alınarak dönüşüme
tabii tutulması gerekmektedir. Başta deprem olmak üzere, doğa kaynaklı afetlere
maruz olabileceği belirlenerek ilan edilmiş alanlarda can ve ekonomik
kayıpların yaşanmaması için 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler
Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un 2.
Maddesinin önerilen şekilde değiştirilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.”

YORUM YAZ