Deniz kenarları daha sık temizlenmeli

16.08.2019 - Cuma 17:02

Deniz kirlenmesi; deniz ekosistemine zarar
veren, insan sağlığını bozan, balıkçılık da dahil olmak üzere, denizlerdeki
faaliyetleri engelleyen, denizin kullanım kalitesini etkileyen ve değerini
azaltan madde veya enerjinin insanlar tarafından deniz ortamına doğrudan veya
dolaylı olarak bırakılması olarak tanımlanabilir. Denizlerimizde canlı
yaşamının sayıca ve türce giderek azalması, kentsel, endüstriyel ve tarımsal
atıklardan kaynaklanan deniz kirliliğinin artması kıyısal yapılaşmanın büyümesi
ve aşırı avlanmanın önemli sonucudur. Çeşitli yollardan meydana gelen deniz
kirliliği, doğal kaynakların sürdürülebilirliği ve insanların geleceği
bakımından büyük önem arz etmektedir. Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde, tüm
dünyada olduğu gibi, deniz kirliliği ve kıyılar ile ilgili sorunlar ayrı bir
onem taşımaktadır. Sanayi, deniz taşımacılığı, şehirleşme, turizm ve atıkların
boşaltılamsının yanısıra oluşan deniz kazaları ile de her geçen gün
denizlerimiz daha hızlı kirlenmeye başlamıştır. Denizlerin kullanım alanlarında
birisi, kirlilik veren deşarjlar için bir alıcı ortam olarak kullanılmasıdır.
Bu kirlilik deniz kıyısındaki yerleşim yerleri ve endüstrilerden doğrudan
verilebildiği gibi akarsular, yağmur suları ve hava kirliliği ile
de    daha uzak bölgelere taşıma yoluyla verilebilir. Bunun
yanında endüstriyel olarak petrol ve petrol türevlerinin yaygın bir şekilde
üretilip kullanılması, kullanım sonucu yapılan deşarjlar, deniz taşıması ve
kazalar denizlerin kirlenmesinde önemli rol oynar. Deniz kirliliği, insan
tarafından doğrudan veya dolaylı olarak deniz çevresine bırakılan madde
(atıklar dahil) ve enerji anlamına gelmektedir. Denizdeki biyolojik hayatın
verimliliği ve sürekliliği suda oksijen ve ısı miktarı ile su ısısına bağlıdır.
Bu üç fiziki kısmı belirleyen en kritik kısım ise yüzeyin ilk milimetreleridir.
Bu bölgenin önemini şu şekilde açıklayabiliriz. Suda oksijenin büyük çoğunluğu
direkt olarak atmosferden gelir. Atmosferdeki oksijen miktarının sudan daha
fazla olması nedeni ile yavaş yavaş atmosferdeki oksijen deniz suyu içinde
çözülür ve akıntılar sayesinde denizin farklı derinliklerine dağılır. Bu
atmosfer ile deniz arasındaki oksijen değişimi ise deniz yüzeyinde gerçekleşir.
Sudaki besin zincirinin en alt tabakası olan zooplanktonlar ve phitoplanktonlar
fotosentez ile beslenir. Fotosentez için en gerekli öğelerden birisi ise güneş
ışığıdır. Denize giren güneş ışığının önüne ne kadar az bariyer çıkarsa, güneş
ışığı daha derine inebilir. Yani deniz yüzeyi ne kadar berrak ve temiz ise
güneş ışığı da o kadar derin bölgeye ulaşabilir.

YORUM YAZ