Çocuğun başarısını ebeveynler engelliyor

13.01.2020 - Pazartesi 18:08

Psikolog / Psikoterapist Eser Ölçer, anne ve babanın
farkında olmadan yaptıkları hatalara dikkat çekti

Adana’da çocuk, ergen ve yetişkin bireyleri kapsayan çalışmalarıyla
tanınan Psikolog / Psikoterapist Eser Ölçer, çocukların derslerinde ve
sosyal hayatta başarılı olmasını engelleyen en geçerli faktörün aile olduğunu
söyledi.Ebeveynlerin zihinlerinde
var olan kalıplara göre hareket ettiğini belirten Ölçer, ‘’Evladımızı hep bir
çocuk olarak görüyoruz. Oysa onlar birer yetişkin adayı, birer fert, nevi
şahsına münhasır bir varlık… Bir anne ve babanın çocuğu için kötülük düşünmesi
mümkün değildir ancak ilişkilere baktığımızda neredeyse çocuğuyla sorun
yaşamayan ebeveyn bulunmuyor’’ dedi.

 ***

Anima Psikoloji
Merkezi ve Eser
Ölçer Kişisel Gelişim Kursu’yla

başarmak
artık daha kolay

İndirimden faydalanmak
isteyen okurlarımız için telefon numaraları:
0 (322) 459 61 00 – 0 (554) 586 42 46 – 0 (546) 404 90
90 

ADANA (TOROS) – ‘Daha sağlıklı, insancıl, akılcı, kendisiyle
barışık ve çevresiyle dengeli bir uyum içinde nesiller nasıl yetiştirilir?’ Anima Psikoloji Merkezi ve Eser Ölçer Kişisel
Gelişim Kursu kurucusuPsikolog
Psikoterapist / Çocuk ve Ergen Psikoloğu Eser Ölçer’e bu soruyu sorduk.
Ardından anladık ki tek bir soru bizi tatmin etmeyecek, bunu biraz daha uzun ve
keyifli sohbete yaymanın daha faydalı olacağını düşündük. Faydalı demişken Eser
Ölçer hoca, ricamızı geri çevirmeyip okurlarımıza da fayda sağlayacak bir
jestte bulunarak, her iki kurumda da verilen hizmetlerden yüzde 10 indirim
sağladı. Kendisine okurlarımız adına teşekkür ediyoruz.

Kısaca sizi tanımakla
sohbetimize başlayabilir miyiz?

Adana'nın
Seyhan ilçesinde, 07 Temmuz 1977 tarihinde dünyaya geldim. İlk ve orta
öğrenimimi bu şehirde tamamladıktan sonra, 1996 yılında Samsun 19 Mayıs
Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü'ne giriş yaptım. 2000
yılında bu bölümden lisans diplomasıyla mezun olarak 'Psikolog' unvanı aldım.
Bu yılla birlikte psikolog olarak çalışma hayatına başladım. Çeşitli eğitim
kurumlarında Psikolog (2000-2002), Müdürlük (2003-2007), Eğitim Koordinatörlüğü
(2007-2009) gibi görevlerde bulundum. 2009 yılında Anima Psikoloji'yi, 2017’de
Eser Ölçer Kişisel Gelişim Kursu’nu kurarak çalışmalarıma kendi ofisinde devam
etmeye başladım. ‘Çocuk ve Her Şey’ ile ‘İradeli Çocuklar’ isimli yayımlanmış
iki de kitabım bulunuyor. Kitap; çocuklarda gelişim dönemleri, gelişim
dönemlerinde dikkat çeken kavramlar, çocuk davranış problemleri ve bu tür
problemlerin çözümleri konularını kapsamaktadır. Evli ve iki çocuk babasıyım.

Mesleki hayatınızda ağırlıklı olarak ne gibi çalışmalara
yer verdiniz?

Dikkat
Eksikliği ve Hiperaktivite (DEHB) konusunda bireyleri kendi geliştirdiğim bir
yöntemle inceledim. Bir bireyin tanı ve teşhisinde minimum 8 saatlik bir zamana
yayılan bir dizi inceleme ile bireyleri olabildiğince tanımaya, değerlendirmeye
önem veriyorum. Günümüzdeki uygulamalar göz önüne alındığında, bireyi tanımaya
verilen önem çok dikkat çekicidir. Bunların yanında çocuklarda görülen
çekingenlik, inatçılık, kıskançlık, korkular, okul korkusu, öfke nöbetleri,
özgüven eksikliği, parmak emme, tırnak yeme, saldırganlık, utangaçlık, uyku ve
yeme problemleri, yalan söyleme, çalma gibi pek çok problemlerde çocuklara
terapi; ailelere bilgilendirme ve farkındalık terapisi çalışmaları yapmaktayım.
Alt ıslatma, dışkı kaçırma, tik bozukluğu, kekemelik (Ritim Bozukluğu) gibi spesifik
konularda da çalışmalarımı sürdürmekteyim. Gençlere yönelik olarak etkin ve
verimli ders çalışma, kaygı bozuklukları, iletişim problemleri, dikkat
eksikliği, karşı cinsle ilişkiler, tv ve internet bağımlılığı, meslek seçme gibi
konularda çalışmalarım mevcut. Ailelere yönelik ise hem bireysel hem de grup
olarak Aile İçi İletişim kursları düzenlemekteyim. 'Hayata Tatbik Edilmeyen
Bilgi, Bilgi Değildir' felsefesiyle, eğitimlerimde öğrenilen bilgilerin yaşama
aktarılmasına son derece önem veriyorum. Bunun için Aile İçi İletişim
eğitimlerimde kursiyerlere kendi geliştirdiğim ölçek ve testlerle uygulamalar
yaptırarak, öğretilerin yaşama aktarılmasını amaçlamaktayım. Çeşitli kurumlarda
dikkat eksikliği, hiperaktivite, hafıza teknikleri, beyni etkin kullanma,
verimli ders çalışma teknikleri, aile içi iletişim, çocuk davranış problemleri
gibi birçok konuda seminer çalışmaları yaptım. Seminerlere gösterilen yoğun
ilgi sonucu 2010-2011 ve 2011-2012 eğitim-öğretim dönemlerinde Adana'nın bütün ilköğretim
ve orta öğretim kurumlarında adı geçen konularda seminer çalışmaları yapmam
için Adana Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından görevlendirildim.
Seminerlerimde yaklaşık 20 bin aile ve öğrenciye eğitim verdim ve vermeye devam
etmekteyim. Denver Gelişim Testi, Louissa Duss Gelişimsel Öykü Testi, Peabody
Resim Kelime Testi, Good-Enough Bir İnsan Çiz Testi, WISC - R Zeka Testi,
Catell 2A-3A gibi testlerin uygulayıcısıyım. Bu gibi testlerle çocukların ve
ergenlerin zeka düzeylerini ve gelişimsel süreçlerini takip etmekteyim.

Anima Psikoloji Merkezi hangi alanlarda
faaliyet gösteriyor?  

Merkezimizde çocuklara, gençlere ve yetişkin bireylere
yönelik eğitim ve hizmetlerin yanında kurumlara yönelik eğitim ve hizmetler de
verilmektedir. Bireysel psikoterapi, danışmanlık ve eğitim koçluğu
hizmetlerinin yanında dikkat eksikliğini giderme, odaklanma stratejileri,
hafıza teknikleri, unutkanlığı yenme, bütünsel kavrama teknikleri, hızlı okuma
teknikleri gibi kişisel gelişime dönük hizmet ve eğitimler de yer almaktadır.
Bunların yanında çocuk davranış problemleri, ergenlik problemleri, sınav
kaygısı, öğrenme güçlüğü, akademik başarısızlıklar, disleksi gibi özgül öğrenme
bozuklukları, kekemelik, konuşma problemleri gibi birçok alanda da hizmet ve
eğitimler bulunmaktadır.

Eser Ölçer Kişisel Gelişim
Kursu’nda verilen hizmetler nelerdir?

Anima
Psikoloji Merkezi’nde ki uygulamaların tamamı burada da geçerli. Daha sık
olarak biz burada çocukları sınavlara hazırlıyoruz. Branş dersleri de vererek
bilgilerini tazeliyor, yeni konular öğretiyoruz. Aynı anda 136 kişilik
kapasitemiz var. Günlere böldüğümüzde ise 500 öğrencimize eğitim verebiliyoruz.

Ebeveynler, Eser Ölçer
Kişisel Gelişim Kursu’nu neden tercih etmeli?

Her
şeyden önce buranın bünyesinde bir çocuk psikoloğu, bir eğitim koçu, bir dikkat
eğitmeni, bir hızlı okuma eğitmeni ve bir yazar görev yapıyor. Bu özellikler de
Eser Ölçer’i kurumsallaştırmaya yeten faktörler olarak kabul edilebilir. Hizmet
içi toplantılarla kadromuzu belirli günlerde topluyor ve hangi çocuğa hangi dil
ve iletişim kalıplarıyla yaklaşılması gerektiği hususunda değerlendirmeler
yapıyoruz. BİZ, PSİKOTERAPİ AĞIRLIKLI BİR MERKEZİZ. İkna etme, empoze etme,
yargılama veya suçlama yerine çocuğun algısı, fark etmesi ve kendi başına bir
şeyler yapabileceğini hissettirme yöntemleri uyguluyoruz.

Hangi yaş gruplarına hitap
ediyorsunuz?

Eser
Ölçer Kişisel Gelişim Kursu’nda, birinci sınıftan, 8’nci sınıfa kadar olan 6-14
yaş arası çocuklara yönelik faaliyetler sürdürüyoruz. Anima Psikoloji
Merkezi’nde ise yaş sınırı bulunmuyor. Anima’da, eğitselin dışında değişik
kalemlerde de çalışıyoruz. Eş terapileri ve aile terapilerinin yanı sıra
depresyon ve panik atak gibi sorunlara yönelik çözümler de üretiyoruz.

Psikolojisi bozulan
çocuk nasıl anlaşılır?

Hayatımızdaki koşuşturmalar, işlerimizin vermiş olduğu stres,
ödemelerimiz, planlarımız vs. vs. vs. derken çocuklarımızı ihmal
edebilmekteyiz. Bu süreçte yalnızlaşan, içine kapanan veya tam aksine
hırçınlaşan çocuklarımızın, bu hareketleri yalnızca çocuk olduğu için yaptığını
düşünebiliriz. Ancak bu pek doğru değildir. Arkadaşları ile yaşamış
oldukları problemler, evdeki ilgisizlik veya çok fazla ilgi, çocuğunuza çok
vakit ayıramamak ve bunu hediyelerle telafi etmeye çalışmak vb. gibi birçok
durum çocukların psikolojilerini etkileyebilmektedir. Psikolojisi bozuk çocuğun
belirtileri ise her zamankinden daha çok içe kapanık olma, yalnızlaşma,
kimseyle konuşmak istememe veya bunların tam tersi olarak fazla hırçınlık
gösterme, çok aksi ve sinirli olma durumu, arkadaşları ile sürekli bir kavga
halinde olma durumu olarak sayılabilmektedir. Ayrıca uykusuzluk yaşaması, yemek
yiyememesi, anneye karşı fazla düşkünlük, geceleri dişlerini gıcırdatması,
korkularının ve kaygılarının artması da belirtiler arasında sayılabilmektedir.

Çocukların
derslerinde ve sosyal hayatta başarılı olmasını engelleyen en geçerli faktörler
tespitlerinize göre nelerdir?

Bir çocuğu iyi noktaya iten de, kötü noktaya iten de
ailedir. Bir anne ve babanın çocuğu için kötülük düşünmesi mümkün değildir
ancak ilişkilere baktığımızda neredeyse çocuğuyla sorun yaşamayan ebeveyn
bulunmuyor. Hem seviyoruz, hem de sorun yaşıyoruz. Bu bir tezat gibi görünse
de, aslında yakın olduğumuz kişilerle daha çok sorun yaşadığımız da bir gerçek.
Ne yazık ki zihnimizde var olan kalıplara göre hareket ediyoruz. Evladımızı
zihnimizde hep bir çocuk olarak görüyoruz. Oysa onlar birer yetişkin adayı,
birer fert, nevi şahsına münhasır bir varlık… Ailelere öncelikle bunları fark
ettirmeye çalışıyoruz. Bunu fark etmeyen ebeveynler, çocuğun sorumluluklarını
zoraki yerine getirtme uğraşıyorlar. Mesela, ‘Ders çalışmıyorsun’ diye
azarlıyorlar. Annenin ve babanın çocuğa yaşattığı duygular önemli bir detay.
Olumsuz duygular çocuğun bilinçaltına yerleşiyor. Çocukların derslerinde ve
sosyal hayatta başarılı olmasını engelleyen ilk faktör bu. Diğeri ise
uyku…  Her yaşa göre saatleri ayarlanmış
kaliteli bir uyku çocuğun başarısında önemli bir pay sahibidir. Beslenme de çok
önemli. Marketlerde satılan ambalajlı hazır gıdalar ise yüksek kimyasallar
içerdiğinden beyine olumsuz etki ediyor.

Eğitim koçundan
destek alan bir öğrencinin, almayana göre ne gibi avantajları bulunuyor?

Kariyerinde başarılı olmayı hedefleyen pek çok öğrenci daha
okul sıralarındayken aldığı koçluk hizmeti ile başta eğitim hayatı olmak
üzere sosyal yaşamını da gelecek hedefleri doğrultusunda şekillendiriyor.
Koçluk desteği alan öğrenciler, kendi içsel kaynaklarının farkına vararak ve
sahip olduğu kaynaklarını istediği biçim ve süreklilikte kullanarak başarıya
doğru adım atıyorlar. Öğrenci koçluğu; bireyin okul başarısını artırmak üzerine
kuruludur. Ancak uzun vadede; kendine uygun hedefler seçmesini, etkin çalışmayı
öğrenmesini, önceliklerini seçerek kullanmasını, güçlü yönlerini açığa
çıkartması, doğru iletişim kurmasını ve kendine güvenini geliştirmesini
hedefler. Şu bir gerçek ki sınava
girecek bir çocuk, hedefi ve hayali doğrultusunda bir sıralamaya girecek.
Diyelim ki hedefi o çocuktan ilk onbine girmesini istiyor. O öğrenci
kardeşimizin kendine yıl boyunca şu soruyu sorması lazım: "Benim gibi ilk
onbine girmek isteyenler yıl boyunca neler yapacaklar?" Biz neler
yaptıklarını biliyoruz. Okula gidecekler, imkanı olanlar özel kurslara gidecekler,
daha da imkanı olanlar özel dersler alacaklar. Binlerce, onbinlerce soru
çözecekler... vs. İşte koçluk her öğrencinin yaptığından fazlasını öğrenciye
katarak onun sıralamada daha yukarılara taşınmasını sağlıyor. Yani özetle
öğrenci kendini ve yapabileceklerini fark etmeye başlıyor.

Çocuğun
eğitiminde öncelikli dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?

Biz kurum olarak birincil temel ilkemizi şu şekilde
oluşturduk; Çocuklar insanlığın ortak umududur. Biz her çocuğun özel olduğuna
inanıyoruz ve yapmaya çalıştığımız şey çocuklara iyi bir dünya bırakmak değil.
Dünyaya iyi çocuklar bırakmak. Şayet bunu başarabilirsek, geleceğimiz olan
çocuklarımız zaten dünyayı daha güzel hale getireceklerdir. Verdiğimiz tüm
eğitimlerde bunu birincil şiar edindik. Çalıştığımız tüm uzmanlarımızı ve
eğitmenlerimizi bu doğrultuda kendi bünyemizde eğitmeye gayret ediyoruz ki
bunun semerelerini çocuklarımızda toplayalım. Çalıştığımız uzmanlarımıza ve
eğitmenlerimize bu doğrultuda eğitimler vererek önce çocukların kalbine giden
yolu açmış oluyoruz. Sonrasında iş, bir çocuğu tüm boyutlarıyla ele almaya
kalıyor. Bu çocuk kim? Nasıl bir ailede yetişti? Nasıl bir anne babaya sahip?
Anne babası onunla ne şekilde iletişim kuruyor? Bir problem çıktığında ailesi
bunu nasıl ve ne şekilde çözmeye çalışıyor? Bu aile hangi dil kalıplarına ve
davranış kalıplarına sahip? Tüm bunlar çocuğu ve yaşadığı problemleri
anlamamıza ve ona doğru bir yol çizmemize olanak veriyor. Bunun dışında çocuğun
zekası ve gelişimi ne durumda? Yaptığımız testler ve uyguladığımız ölçeklerle
bunları tespit ediyoruz. Ayrıca çocuk akademik olarak ne durumda? Eksikleri
neler? Bunların tespiti de son derece önemli. Bunun yanı sıra çocuğun yaşadığı
dikkat eksiliği, özgül öğrenme güçlüğü, hiperaktivite, kaygı bozukluğu gibi
spesifik problemler var mı? Tüm bunları tespit ettiğimizde artık yapılacak tek
şey kalıyor; önümüze açılan bu yolda doğru şekilde ilerlemek ve bu şekilde
çocuklara "yapabilirsin"i hissettirmek. Bakın özellikle hissettirmek
diyoruz. Çünkü bazen sözcükler anlamsızdır. Bizim, çocuğa
"yapabilirsin" dememiz önemsizdir. Çocuğun zihninde "ben
yapamam" varken bu sözcük anlamsızdır. Ancak çocuk yapabildiğini
gördüğünde "yapabilirsin" artık çocuğa ait bir çıkarımdır ve manası
çocuk psikolojisinde son derece büyük bir öneme haizdir. İşte bizim eğitim
modelimizin ana şablonu bu.

Son olarak, gazetemiz aracılığıyla
gelenlere sunduğunuz hizmetler kapsamında özel bir indirim yapmanız mümkün
olabilir mi?

Gazeteniz
aracılığıyla gelen okurlarınıza yüzde 10 tutarında bir indirim sağlayabiliriz.

Bu sohbetin gerçekleşmesine zaman
ayırdığınız için teşekkür ederim

Ben teşekkür
eder, yayın hayatınızda başarılar dilerim.

YORUM YAZ